Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/1910 · K. 2022/192
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/1910 K. 2022/192

E. 2019/1910K. 2022/19217 Şubat 2022
alacağın temlikisözleşme devritazminatmaddi tazminatyetki devriborçtan kurtulmalimited şirkettazminat davasıteminat mektubuyasal süreistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 01.07.2009 tarihli ve 01.07.2010 tarihli bayilik sözleşmelerinin davalı şirketlerce haksız olarak feshedildiğini belirterek, davalı şirketlerin sözleşmelerin haksız feshi yüzünden, sözleşmelerin feshedildiği tarihten itibaren toplamda on yılda tamamlanacak şekilde geriye kalan süreç için her bir davalıdan 500,00'er TL olmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın (yoksun kaldığı kârın), haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1910 KARAR NO: 2022/192 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07.05.2019 NUMARASI: 2018/964 Esas - 2019/378 Karar DAVACI: EFEGE İLETİŞİM HİZMETLERİ VE REKLAM PAZARLAMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ DAVA: Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 01.07.2009 tarihli ve 01.07.2010 tarihli bayilik sözleşmelerinin davalı şirketlerce haksız olarak feshedildiğini belirterek, davalı şirketlerin sözleşmelerin haksız feshi yüzünden, sözleşmelerin feshedildiği tarihten itibaren toplamda on yılda tamamlanacak şekilde geriye kalan süreç için her bir davalıdan 500,00'er TL olmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın (yoksun kaldığı kârın), haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte tahsil edilerek, temlik alan sıfatıyla müvekkili şirkete ödenmesine, kesilen ceza faturalarının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile ödenen ve hakedişlerden kesilen bedellerin temlik alan sıfatıyla müvekkili şirkete iadesine, ceza faturalarından dolayı davalı şirketlere herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, bu zarar kalemine ilişkin belirsiz alacak olarak HMK'nın 107/2.maddesi uyarınca arttırılmak üzere 500,00 TL'nin davalı şirketlerden tahsiline, haksız olarak nakde dönüştürülen teminat mektubu bedeli olan 40.000 TL'nin 13.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsiline, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre devredilemeyeceği kararlaştırılan alacağa ilişkin akdedildiği iddia edilen temlik sözleşmesinin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, alacağın temliki kurumunun TBK'nın 183 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini, müvekkili şirketlerden ... ile akdedilen sözleşmenin 33. maddesine göre ve ... ile akdedilen sözleşmenin 28.1. maddesine göre ve TBK'nın183.maddesine göre açıkça taraflar arasındaki sözleşme engel olmadıkça alacağın devredilebileceğinin ifade edildiğini, ...'in müvekkili şirketler ile akdettiği sözleşmelerde açıkça sözleşmeden doğan hak ve alacaklarını üçüncü kişilere devretmeyeceğini kabul etmesine rağmen temlik sözleşmesi yapıldığını, temlikin müvekkili şirketlere karşı ileri sürülemeyeceğini, bayilik sözleşmelerine ilişkin fesihlerin 2012 yılında gerçekleşmiş olup, sözleşmelerden doğan alacakları talep için kanunda öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, beli...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/1910 · K. 2022/192

17 Şubat 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/1913 · K. 2022/389

31 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2019/1915 · K. 2022/1302

3 Kasım 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2020/1912 · K. 2023/1719

26 Ekim 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2019/1916 · K. 2022/440

7 Nisan 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2019/2863 · K. 2022/191

7 Şubat 2022