İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dışı ... A.Ş. ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin müvekkili tarafından kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi borcunun muaccel hale gelmesini müteakiben müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu nedenle müvekkilince asıl borçlu yerine 986.900,00 TL ve 37.100,00 USD ödeme yapılmak zorunda kalındığını, ayrıca icra dosyasının kapatılması için 39.840,13 TL harcın da müvekkilince ödendiğini, borçlu olmadığı parayı ödemiş olan kefilin geri alma davası açabileceğini, dolayısıyla tüm bu ödemelere ilişkin geri alma davası açılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilince yapılan ödemenin haksız ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte asıl borcun faizleri, icra harç...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2425 Esas KARAR NO: 2022/601 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/218 Esas - 2021/747 Karar TARİH: 18/10/2021 DAVA: İstirdat KARAR TARİHİ: 14/04/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dışı ... A.Ş. ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin müvekkili tarafından kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi borcunun muaccel hale gelmesini müteakiben müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu nedenle müvekkilince asıl borçlu yerine 986.900,00 TL ve 37.100,00 USD ödeme yapılmak zorunda kalındığını, ayrıca icra dosyasının kapatılması için 39.840,13 TL harcın da müvekkilince ödendiğini, borçlu olmadığı parayı ödemiş olan kefilin geri alma davası açabileceğini, dolayısıyla tüm bu ödemelere ilişkin geri alma davası açılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilince yapılan ödemenin haksız ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte asıl borcun faizleri, icra harç giderleri ile davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, ayrıca hak düşürücü sürede açılmadığını, ayrıca dava konusu edilen ödemelerin bir kısmının davacı tarafından değil dava dışı 3.kişiler tarafından yapıldığını, ödenen bedelin hangi nedenle istirdatının talep edildiğinin açıklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/10/2021 tarih ve 2021/218 Esas 2021/747 Karar sayılı Kararı ile; "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, anılan yasa maddesi ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; davacının talebinin, davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan GKS'den kaynaklanan ve ödemiş olduğu kefalet borcunun istirdadına ilişkin olduğu, davacının kefil olarak yaptığı ödemelerden sonuncunun ödeme tarihinin 2017 yılı olduğu, dava tarihinin 29/03/2021 olduğu, bu bağlamda İcra İflas Kanunu'nun 72.maddesinin 7.fıkrasında düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Mahkememizce esas hakkında karar verilmiş ise de; dava değerinin tek hakimle bakılacak işler sınırını geçtiği, yanlışlığın gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği ve mahkememizce sehven bu hususun atlandığı, işbu hatanın istinaf yasa yolunda değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. gerekçeleri ile; "Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı kanunla yapıl...