Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Yemen uyruklu olan davacının Türkiye'de yatırım yapma gayesi ile davalı şirketle birlikte, kentsel dönüşüm projesi kapsamında ... adlı inşaat ile ilgili ortaklık kurduğunu, ortak projesinin tamamlandığını, ancak davacının yaptığı 600.000 USD ödeme karşılığı pay ödemesi yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 300.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında belirtilen projeye ilişkin adi ortaklık olmasına ve davacının da bu kapsamda ortaklığa 600.000 USD ödemesine rağmen, adi ortaklık henüz tasfiye edilmediğinden, davacı tarafın alacaklı olup...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2017/1330 KARAR NO : 2018/30 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2017 NUMARASI : 2016/919 E - 2017/562 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 17/01/2018
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Yemen uyruklu olan davacının Türkiye'de yatırım yapma gayesi ile davalı şirketle birlikte, kentsel dönüşüm projesi kapsamında ... adlı inşaat ile ilgili ortaklık kurduğunu, ortak projesinin tamamlandığını, ancak davacının yaptığı 600.000 USD ödeme karşılığı pay ödemesi yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 300.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında belirtilen projeye ilişkin adi ortaklık olmasına ve davacının da bu kapsamda ortaklığa 600.000 USD ödemesine rağmen, adi ortaklık henüz tasfiye edilmediğinden, davacı tarafın alacaklı olup olmadığının belirlenemediğini, buna göre davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme davacı vekilinin son celse, davacının Yemen uyruklu olduğunu, Türkiye'de herhangi bir ticari kaydı bulunmadığını ve gerçek kişi tacir olmadığını beyan ettiği, davacı gerçek kişi ile davalı şirket arasında adi ortaklık şeklinde ... isimli proje kapsamında sözleşme düzenlendiği, davacı tarafın adi ortaklık kapsamında koymuş olduğu sermaye kapsamında projenin tamamlanması nedeni ile alacak talep ettiği bu bağlamda taraflar arasındaki ihtilafın adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında alacak talebinden ibaret olduğu, adi ortaklığın TBK da düzenlendiği, adi ortaklık ile ilgili ihtilaflarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2015/4952 E - 2016/2783 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere), adi ortaklık ile ilgili davanın Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için davanın her iki tarafının da tacir ve ihtilafın da ticari işletmeleri ile ilgili olması gerektiği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/15-301 E - 2015/2659 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere), oysa ki olayda davacı tarafın tacir olmadığı gerekçesiyle "Mahkemenin görevsizliğine açılan davanın usulden reddine, HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar vermiştir. Mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. İstinaf dilekçesinde, davanın erken açıldığını, erken açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesi yapıldığını, bunun hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin görevli olduğunu, hukuki yarar incelemesi yapılmadığını, görevsizlik kararına rağmen dosyanın bilirkişilerde k...