DAVA: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrindenkaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2021 Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalıya ait iş yeri ve malzemelerin satın alınması için anlaştıklarını, yapılan bu anlaşma ile 04/10/2018 ve 05/10/2018 tarihlerinde davalı şirkete satış bedelinin bir bölümü olarak 50.000-TL ödediklerini, devir işlemlerinin gerçekleşmediğini ve davalı şirketin 50.000-TL tutarı iade etmediğini belirterek, 50.000-TL tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. Ancak bilahare sunduğu 16/12/2019 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkili şirketin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/29 KARAR NO : 2021/20 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2020 NUMARASI : 2019/645 Esas 2020/652 Karar DAVA: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrindenkaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2021 Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalıya ait iş yeri ve malzemelerin satın alınması için anlaştıklarını, yapılan bu anlaşma ile 04/10/2018 ve 05/10/2018 tarihlerinde davalı şirkete satış bedelinin bir bölümü olarak 50.000-TL ödediklerini, devir işlemlerinin gerçekleşmediğini ve davalı şirketin 50.000-TL tutarı iade etmediğini belirterek, 50.000-TL tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. Ancak bilahare sunduğu 16/12/2019 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkili şirketin satılması için sözlü olarak anlaşma yapıldığını, şirketin satış bedelinin 250.000-TL olarak kararlaştırıldığını, belirli bir kısmın önce ödeneceğini, kalan kısmın 3 ay sonra ödeneceğini, davacı şirketin bir miktar ödeme yaptığını, davacı şirketin kendi kararlarıyla şirketi satın almaktan vazgeçiğini, yapılan 50.000-TL ödemenin iadesini talep ettiğini, ödemenin kapora niteliği taşıdığını, kaporanın geri verilme zorunluluğunun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı tarafından davalıya yapılan kısmi ödemelerin cayma parası olduğuna ilişkin bir sözleşme bulunmaması, aksine yerel adet olduğunun da davalı tarafından iddia ve ispat edilmemiş olması, davalının sözlü sözleşmeyi kabul etmesi ve fakat süresinde cevap dilekçesi sunmadığından delil sunmamış olduğu, alınan bedelin kaparo olarak kabulünün gerektiği, esasen cayma akçesi olduğunu ileri sürülebilmesi için de sözleşmenin kurulmasının gerektiği, davacının yatırdığı paranın TBK'nun 177.maddesinde düzenlenen pey akçesi olduğu, pey akçesinin verenin kusuruna bağlı olmadan iadeyi gerektirmesi gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; müvekkili şirketin davacı şirkete satılacağına dair sözlü olarak alım-satım sözleşmesi uyarınca satış bedelinin 250.000-TL olarak kararlaştırıldığını, belirli bir kısmın önce ödeneceğini, kalan kısmın 3 ay sonra ödeneceğini, 3 aylık süreçte ticari sır niteliğinde olan bilgilerin paylaşıldığını, 3 ay sonraya hiçbir iş ve sipariş almadığını ve büyük zarara uğradığını, müvekkilinin kaybına ve haksız rekabet hükümlerine ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, ek rapor taleplerinin reddedildiğini, avans olduğu belirtilerek yapılan ödemenin kapora niteliği taşıdığını, Yargıtay bağlanma parasını alan tarafın s...