6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREGİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen 01/01/2009 tarihli sözleşme uyarınca davalıya bağlı çalışan işçilerin sorumluluğunun davalıda olduğunu, işçilerin bir kısmının iş mahkemelerinde açtıkları davaları kazandıklarını, mahkemece tazminattan sorumlu tutulduklarını, ancak tazminattan davalının sorumlu olduğunu, öncelikle dava sonucunu beklemeden mağdur olmamaları için davalının menkul ve gayrı menkul mallarının 3. kişilere devrinin önlenmesi amacı ile tedbir konulmasına karar verilmesini, uğradıkları maddi zarara karşılık fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 500.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL de manevi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/3196 Esas KARAR NO : 2018/2236 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/102018 ( Ara karar ) NUMARASI : 2018/1126 Esas DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 20/12/2018 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREGİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen 01/01/2009 tarihli sözleşme uyarınca davalıya bağlı çalışan işçilerin sorumluluğunun davalıda olduğunu, işçilerin bir kısmının iş mahkemelerinde açtıkları davaları kazandıklarını, mahkemece tazminattan sorumlu tutulduklarını, ancak tazminattan davalının sorumlu olduğunu, öncelikle dava sonucunu beklemeden mağdur olmamaları için davalının menkul ve gayrı menkul mallarının 3. kişilere devrinin önlenmesi amacı ile tedbir konulmasına karar verilmesini, uğradıkları maddi zarara karşılık fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 500.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL de manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, 02/10/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebine ilişkin ara kararda özetle, davanın konusunun para alacağı olup davalının, davacı ile akdettiği sözleşme hükümlerine aykırı davranarak davacıyı maddi zarara uğrattığı olgusu ile, varsa maddi zararın miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği gibi, HMK'nun 389. gereği "ancak uyuşmazlık konusu şeyler hakkında" ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden davalı adına kayıtlı taşınır taşınmaz mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının uyuşmazlık konusu olmadığından yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili süresinde sunduğu 16/10/2018 harç tarihli istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ile kanuni şartlarının mevcudiyeti sabit olan ihtiyati tedbir taleplerinin, bu kurumun hukuken varoluş neden ve gereklerine aykırı düşen bir değerlendirme ile davalarına konu somut olay yönleride gereği gözetilmeksizin reddedilmesi- nin hatalı olduğu, müvekkili şirketin bu davada haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği, davalı ile kendilerinin birbirlerinden tamamen bağımsız tüzel kişilik oldukları ve farklı alanlarda faaliyet gösterdikleri, davalı firmada çalışacak personelin tüm yasal hak ve yükümlülükle- rinden, iş sözleşmesi ile bağlı olduğu davalı şirketin sorumlu olduğu, bu hususun aralarında yaptığı sözleşmede de hüküm altına alındığı, kendilerine karşı açılan işe iade davalarının önemli bir kısımın sonuçlandığı ve zararın meydana geldiği, bu zararın meydana gelmesinden de, kendi işçisi ile uzlaşmaya gitme yolunu seçmeyen ve bu davacıyı haksız yere davalılar ile muhatap kılan davalının sorumlu olduğu, davalının ekonomik güçlük içinde bulunduğu, zaten daval...