DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 27/04/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davaya konu trafik kazasında kusur durumunun ve araçta meydana gelen hasar ve aracın kullanılmamasından kaynaklı zarar miktarının tespiti gerektiği, bilirkişi incelemesi için gerekli delil avansını yatırması hususunda davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak davacı tarafça bilirkişi deliline dayanmadığından bahisle delil avansının yatırılmadığı, bunun üzerine davalı tarafa delil avansının ikmal edilmesi hususunda davetiye çıkarıldığı, ancak davalı tarafça da delil avansının yatırılmadığından bahisle...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2800 KARAR NO: 2021/672 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2018 NUMARASI: 2017/514 (E) 2018/234 (K) DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 27/04/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davaya konu trafik kazasında kusur durumunun ve araçta meydana gelen hasar ve aracın kullanılmamasından kaynaklı zarar miktarının tespiti gerektiği, bilirkişi incelemesi için gerekli delil avansını yatırması hususunda davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak davacı tarafça bilirkişi deliline dayanmadığından bahisle delil avansının yatırılmadığı, bunun üzerine davalı tarafa delil avansının ikmal edilmesi hususunda davetiye çıkarıldığı, ancak davalı tarafça da delil avansının yatırılmadığından bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil avansının sadece davacı tarafından karşılanmasına yönelik 17/10/2017 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan sigorta şirketi de bilirkişi deliline dayandığından bu giderin yarı yarıya ödenmesi gerektiğini, ihtaratın içeriği ile verilen hükmün aynı içerikte olması gerektiğini, ara kararda belirtildiği üzere Tramer'e yazılan müzekkereye cevap verilmediğini, kesin sürenin düzenlenme amacına aykırı olarak henüz bilirkişi incelemesi yapılmaya uygun olmayan dosyada delil avansı ikamesi için kesin süre verilmesinin amaca uygun olmadığını, ara karardan dönülmesine yönelik talepleri hakkında mahkemenin karar vermediğini, kesin süreye ilişkin ihtaratta davanın reddedileceği hususuna yer verilmeksizin bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiğini, dosya kapsamındaki diğer delillere göre karar verilmediğini, müvekkilinin söz konusu aracı tamir ettirdiğini ve sonra sattığını, bilirkişinin dosya üzerinden inceleme yapacağını, usul ekonomisi ilkesi gözetildiğinde mahkeme kararının yerinde olmadığını, ara kararda bilirkişi ücretlerinin tarifenin çok üzerinde belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: HMK'nın 190/1 maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. TMK'nın 6. maddesine göre de kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları...