DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan 08/05/2013 tarihli servis sözleşmesinin niteliği itibariyle acentelik sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin başka yetkili servisler ile de benzer mahiyette sözleşmeler imzaladığını, sözleşme gereğince, davalı şirketçe satılan Miele marka ürünlerin satış öncesi, satış esnası ve satış sonrası teknik destek, montaj, bakım ve onarım hizmetinin servislerce verildiğini, müvekkilinin asıl gelirini satışı yapılan ev aletlerinin garanti kapsamından çıktıktan sonra verdiği servis hizmeti esnasında yedek parça değişimi ve işçilik hizmetinden elde ettiğini, davalının diğer teknik servislere müvekkili şirkete ait müşteri bilgilerini ve portföyünü vermek suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını, hatta davalı ile irtibata geçen müşterilerin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/468 KARAR NO : 2018/434 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : 2018/118 DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan 08/05/2013 tarihli servis sözleşmesinin niteliği itibariyle acentelik sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin başka yetkili servisler ile de benzer mahiyette sözleşmeler imzaladığını, sözleşme gereğince, davalı şirketçe satılan Miele marka ürünlerin satış öncesi, satış esnası ve satış sonrası teknik destek, montaj, bakım ve onarım hizmetinin servislerce verildiğini, müvekkilinin asıl gelirini satışı yapılan ev aletlerinin garanti kapsamından çıktıktan sonra verdiği servis hizmeti esnasında yedek parça değişimi ve işçilik hizmetinden elde ettiğini, davalının diğer teknik servislere müvekkili şirkete ait müşteri bilgilerini ve portföyünü vermek suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını, hatta davalı ile irtibata geçen müşterilerin müvekkili dışındaki diğer yetkili servislere yönlendirildiğini, davalının diğer yetkili servisleri açıkça kayırdığını ve haksız rekabet şartları kapsamında diğer servislerin fazla kazanç elde etme çabası içerisine girdiğini, davalı tarafın bölgesel hizmet verilmesi sistemine geçildiğini iddia ederek merkez servisin yetkisini genişlettiğini, böylece acentelik sözleşmesini ihlal ettiğini belirterek, davalının sözleşmeye aykırı ve haksız rekabet teşkil eden davranışlarının ihtiyaten durdurulmasına, davalının davranışlarının haksız rekabet olduğunun tespitine ve men'i ile bir kısım maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi; davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyat tedbir kararı verilmesinin HMK 389.md şartlarına uygun olmadığı, ayrıca HMK 390/3.maddesinde belirlenen yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak davalının sözleşmeye aykırı davranarak başka servisleri kayırdığını, sözleşmede belirlenen yükümlülüğe aykırı davrandığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava dilekçesinde haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ortadan kaldırılması ile birlikte dava süresince haksız rekabet teşkil eden faaliyetlerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenmiştir. Taraflar arasında yapılan sözleşmenin özel şartlar bölümünde; ''tüketicinin bulunduğu yerde servis istasyonu olmaması halinde satış sonrası hizmetlerin verilmesinden tüketiciye en yakın yerdeki servis istasyonu sorumludur'' düzenlenmesi mevcuttur. Davacı, m...