TARİHİ : 20/12/2018 Tarihli Duruşma (1 nolu ara karar) DOSYA NUMARASI : 2018/807 Esas ( Derdest Dava Dosyası ) TALEP : Şirket Feshi- Kayyım Atanması KARAR TARİHİ : 29/04/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile, davalı şirket yöneticilerinin basiretsiz ve özensiz yönetimleri nedeniyle şirketin gayrimenkullerinin değerinin çok altında icraen satılmakta olduğunu, şirketin 3. şahıslara ve yöneticilere kullandırdığı borçların ödenmemesi, tahsili için işlem tesis edilmemesi, yeniden borç verilmesi ve kötü yönetim nedeniyle şirketin teknik anlamda iflasına sebebiyet verecek şekilde mallarlığının elden çıkarılması, borsaya kote şirketin borsadan hisse almak suretiyle hissedarı olan davacıların ve diğer...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/837 KARAR NO : 2019/617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEME : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2018 Tarihli Duruşma (1 nolu ara karar) DOSYA NUMARASI : 2018/807 Esas ( Derdest Dava Dosyası ) TALEP : Şirket Feshi- Kayyım Atanması KARAR TARİHİ : 29/04/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile, davalı şirket yöneticilerinin basiretsiz ve özensiz yönetimleri nedeniyle şirketin gayrimenkullerinin değerinin çok altında icraen satılmakta olduğunu, şirketin 3. şahıslara ve yöneticilere kullandırdığı borçların ödenmemesi, tahsili için işlem tesis edilmemesi, yeniden borç verilmesi ve kötü yönetim nedeniyle şirketin teknik anlamda iflasına sebebiyet verecek şekilde mallarlığının elden çıkarılması, borsaya kote şirketin borsadan hisse almak suretiyle hissedarı olan davacıların ve diğer hissedarların gözaltı pazarında işlem gören hisseleri nedeniyle şirketi zarara uğratmalarından dolayı gerçekleşen haklı sebeplere ve halen de fiilen devam eden sair sebeplere istinaden Türk Ticaret Kanunu'nun 531. maddesi gereğince fesih ve tasfiyesini, ayrıca öncelikli olarak şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava dilekçesinde ileri sürülen fesih sebeplerini kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin alacaklarını tahsil etmek için gerekli işlemleri yaptığını, davalarını açtığını, şirketin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, ayrıca şirketin özel ve kamu borçlarının yüksekliği, verim düşüklüğünün şirketin haklı sebeple feshi için yeterli sebep olmadığını, müvekkili şirketin SPK' nın denetimine tabi, borsaya açık şirket olduğunu, borsaya kapalı şirketleri için ileri sürülebilecek sebeplerin müvekkili için ileri sürülemeyeceğini, müvekkili şirketin malvarlıklarının satıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı gibi böyle bir olgu gerçek dahi olsa haklı fesih sebebi teşkil etmeyeceğini, esas olanın şirketin ayakta tutulması ve ekonomik varlığının devam ettirilmesi olduğunu, iddia edilen bazı eylemlerin eski yönetim kurulunun sorumluluk alanında olduğunu, yeni yönetim kuruluna karşı böyle bir iddiada bulunulamayacağını, müvekkil şirketin genel kurul yapmadığı yönündeki davacı taraf iddialarının da gerçek dışı olduğunu, davacıların gerçek amacının müvekkili şirketin ticari sırlarının mahkeme huzurunda tartışılması ve azınlık hakkının bir silah gibi kullanılması olduğunu, davacıların yönetim kuruluna başvurmadan doğrudan fesih davası açmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yine davacıların 2014-2015 yılındaki olayları fesih sebebi yapmalarının da hakkın kötüye kullanımı olduğunu, ayrıca makul sürede de dava açılmadığını ve ...