6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, 08.12.2017 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, gıda şirketim paket poliçesi düzenlendiğini, poliçede bina hırsızlık başlığı olduğunu, müvekkili şirket işyerinde 05.03.2015 ve 12.05.2015 tarihlerinde iki ayrı hırsızlık olayının meydana geldiğini , poliçe kapsamındaki zararların davalı şirketten talep edilmişse de ,15.05.2015 tarihli cevaplarında reddedildiğini, davalı şirketin hırsızlıktan kaynaklanan bu zararlarını karşılaması gerekirken talebin reddine karar verilmesinin sözleşme ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, davanın HMK 107. madde gereğince belirsiz alacak davası olarak ele alınmasını , hırsızlık nedeniyle uğranılan zarar miktarının tespit edilerek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1492 Esas KARAR NO : 2018/1221 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/03/2018 NUMARASI : 2017/1124 Esas, 2018/317 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/07/2018 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, 08.12.2017 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, gıda şirketim paket poliçesi düzenlendiğini, poliçede bina hırsızlık başlığı olduğunu, müvekkili şirket işyerinde 05.03.2015 ve 12.05.2015 tarihlerinde iki ayrı hırsızlık olayının meydana geldiğini , poliçe kapsamındaki zararların davalı şirketten talep edilmişse de ,15.05.2015 tarihli cevaplarında reddedildiğini, davalı şirketin hırsızlıktan kaynaklanan bu zararlarını karşılaması gerekirken talebin reddine karar verilmesinin sözleşme ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, davanın HMK 107. madde gereğince belirsiz alacak davası olarak ele alınmasını , hırsızlık nedeniyle uğranılan zarar miktarının tespit edilerek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını , 6102 sayılı TTK nun 1420. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacı taraf her ne kadar uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı yönünde hüküm içeren Yargıtay kararını dilekçesine eklemiş ise de , anılan kararın dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi olmadığını , uzamış ceza zamanaşımı süresinin BK nın haksız fiil ve KTK nun haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazaları neticesinde meydana gelen zararlarda , zarara sebep olanlara karşı ileri sürülecek talepler bakımından uygulanabildiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğinden davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin teminat dışında olduğunu savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin sigortalı ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olduğu, bu davaların TTK 1420. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda, dava konusu rizikonun 05.03.2015 ve 12.03.2015 tarihlerinde meydana gelmiş olup 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan ve davalının süresi içinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davacı vekili tarafından yasal sürede istinaf edilmiştir.İstinaf nedenleri olarak, davacı vekili iddialarını tekrar ...