Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili; tarafların 2018 yılında fason dokuma işi yapılması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin en son olarak davalıya 6 ton iplik göndererek iş bedeli için dava konusu çeklerin davalıya verildiğini, siparişlerin iptali üzerine davalıdan ürünleri yapmaması ve iplikleri geri vermesini talep ettiğini, davalının 6 ton ipliğin 3 tonunu iade ettiği geri kalan ipliği iade etmediğini, davalınını müvekkilinden aldığı çekleri İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibine koyduğunu belirterek, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1741 KARAR NO : 2021/1953 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/02/2019 NUMARASI: 2019/95 Esas, 2019/168 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi tespit KARAR TARİHİ : 19/10/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili; tarafların 2018 yılında fason dokuma işi yapılması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin en son olarak davalıya 6 ton iplik göndererek iş bedeli için dava konusu çeklerin davalıya verildiğini, siparişlerin iptali üzerine davalıdan ürünleri yapmaması ve iplikleri geri vermesini talep ettiğini, davalının 6 ton ipliğin 3 tonunu iade ettiği geri kalan ipliği iade etmediğini, davalınını müvekkilinden aldığı çekleri İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibine koyduğunu belirterek, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptaline ve icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın arabulucuya başvurmadan açılmış olduğu anlaşıldığından HMK 114, TTK 5/A ve Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih ve 2019/521 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararının emsal olduğunu; mahkemece davanın direk usulden reddedilmesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu, söz konusu arabulucuya başvuru şartının her zaman için giderilebilir bir eksiklik olduğunu, yerel mahkemece verilen usulden ret kararı sonrası arabulucuya başvurularak anlaşamama şeklinde tutanak tutulduğunu belirterek dava şartı arabuluculuk başvurusu tamamlanmış olmakla usul ekonomisininde göz önünde bulundurularak yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 25/03/2021 tarih ve 2020/1455 esas, 2021/1179 karar sayılı kararında " ...Mahkemeye yöneltilmiş hukuki himaye talebi dava olarak nitelendirilir. Menfi tesbit davası 6100 sayılı HMKnın 106. maddesinde ifade edilmiştir. Bunun yanında İİK 72. maddesinde icra hukuku açısından özel bir menfi tesbit davası türü düzenlenmektedir. HMK 106. maddesi tesbit davası yoluyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebilir.2004 sayılı TTKnın 72. maddesi Borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi (1) ilgili kan...