DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/03/2022 İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili ; müvekkili hakkında İstanbul CBS'nin 2016/93584Sr numaralı dosya üzerinden mal varlığına el konulduğuna dair karar tesis edildiğini, akabinde İstanbul 2.Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/7525D.iş sayılı kararına istinaden TMSF'nin kayyım olarak atandığını, bu karara karşı Anayasa Mahkemesi nezdinde ... nolu bireysel başvuru ile halen yargılamanın devam ettiğini, TMSF'nin kayyım olarak atanmasının ardından kayyım sıfatıyla "kayyım sıfatıyla tasarruf yetkisine haiz" yöneticiler olarak davacı gerçek kişilerin TMSF'nin bağlı bulunduğu Bakan tarafından görevlendirildiğini, müvekkilinin hissedarı olduğu şirket hisselerinin 3.şahıs bir tüzel kişiye...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1624 KARAR NO: 2022/410 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/06/2021 NUMARASI: 2021/341 2021/468 DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/03/2022 İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili ; müvekkili hakkında İstanbul CBS'nin 2016/93584Sr numaralı dosya üzerinden mal varlığına el konulduğuna dair karar tesis edildiğini, akabinde İstanbul 2.Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/7525D.iş sayılı kararına istinaden TMSF'nin kayyım olarak atandığını, bu karara karşı Anayasa Mahkemesi nezdinde ... nolu bireysel başvuru ile halen yargılamanın devam ettiğini, TMSF'nin kayyım olarak atanmasının ardından kayyım sıfatıyla "kayyım sıfatıyla tasarruf yetkisine haiz" yöneticiler olarak davacı gerçek kişilerin TMSF'nin bağlı bulunduğu Bakan tarafından görevlendirildiğini, müvekkilinin hissedarı olduğu şirket hisselerinin 3.şahıs bir tüzel kişiye devri nedeniyle söz konusu şirketlerdeki kayyımlık kararının kaldırılmasının talep edildiğini öğrendiğini, CMK'nın m.128/10 hükmüne göre kayyım atamasının yapıldığını, CMK m.133 madde hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiğini, CMK m.133/3 hükmüne göre "İlgililer, atanan kayyımlık işlemlerine karşı, görevli mahkemeye 22/11/2021 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ve 29/06/1956 tarihli ve 6762 sayılı TTK hükümlerine göre başvurabilirler" düzenlemesinin mevcut olduğunu, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin aleyhine tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, nitekim konuyla ilgili kayyım TMSF'nin 04/10/2019 tarih ve 2019 /483 sayılı kararın iptaliyle ilgili İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 2021/784 esas sayılı dava dosyasının mevcut olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketler tarafından ihraç edilen ve halen müvekkili uhdesinde bulunan nama yazılı hisse senetlerinin bulunduğunu, nama yazılı hisse senetleri devredilmeden yalnızca yazılı devir sözleşmesi ile şirket hisselerinin devrine yönelik olarak gerçekleştirilen tüm işlemlerin hukuken "yoklukla malul" olduğunu, kayyımlar tarafından aksi yönde yapılan devir işlemlerinin "yoklukla malul" olduğunu,Cumhurbaşkanı kararı olmadan kayyımların kendi kendilerine satış ve tasfiye kararı vermesinin 6758 sayılı Kanunun 19 maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esasların 7.maddesi ve Cumhurbaşkanlığının 2019/1 sayılı genelgesine aykırı olduğunu, şirketlerin satışının ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirildiğini, müvekkilinin mal varlığının lehine işlem tesis etmesi gereken TMSF ve diğer davalıların müvekkilinin zararına işlem tesis ettiğinin tespiti ile işlemlerin iptalini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili müvekkili fon tarafından tesis edilen işlemlerin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, mü...