Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 422,05 TL maddi tazminat ile 1500 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı ... AŞ'ye karşı açılan davanın reddine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğunu, henüz çok genç olan ve kazanın yüzünde sabit ize neden olduğu müvekkilinin bu durumdan psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini, kısmen kabul kararı verilmiş olsa da müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, aksine davaya yansıyan ve yansımayan masraflar ve ödeyeceği vekâlet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/3253 KARAR NO: 2021/1980 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/05/2018 NUMARASI: 2017/304 (E) - 2018/389 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 22/12/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 422,05 TL maddi tazminat ile 1500 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı ... AŞ'ye karşı açılan davanın reddine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğunu, henüz çok genç olan ve kazanın yüzünde sabit ize neden olduğu müvekkilinin bu durumdan psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini, kısmen kabul kararı verilmiş olsa da müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, aksine davaya yansıyan ve yansımayan masraflar ve ödeyeceği vekâlet ücretleri nedeniyle daha çok zarara uğradığını, kararın bu haliyle maddi ve manevi tazminat kurumunun amacına aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan incelemede: Hükme esas alınan Bilirkişiler Kurulunun 8/8/2017 tarihli raporunda davalı sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş; Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından düzenlenen raporda ise davacının yüzünün sağ şakak bölgesinde ve kulak önü saçlı deride bulunan yaralanmasının var olan akne izleri ile iç içe karışmış kalıcı iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi ta...