Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen web siteleri ve yazılım konulu 20.03.2013 tarihli ön sözleşme gereğince davalı şirketin aylık 33 USD + KDV ödeme yapması gerektiğini, yapılan ek işler için de fatura tebliğ edildiğini, fesih ihbarı yapılan Ekim sonuna kadar bu hizmetin verilmesine rağmen bedelinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/359 KARAR NO : 2020/221 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/07/2017 NUMARASI : 2014/1626 Esas, 2017/603 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/02/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen web siteleri ve yazılım konulu 20.03.2013 tarihli ön sözleşme gereğince davalı şirketin aylık 33 USD + KDV ödeme yapması gerektiğini, yapılan ek işler için de fatura tebliğ edildiğini, fesih ihbarı yapılan Ekim sonuna kadar bu hizmetin verilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini, davalı şirketin 08/07/2013 tarihinde 26.758,70 TL ve 23/08/2013 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere 36.758,70 TL ödeme yaptığını, 01.08.2013 tarihli 27.643,03 TL bedelli faturayı teslim aldığı halde ödemediğini, diğer faturaların ise gerekçesiz olarak tebliğ alınmadığını, toplam borcun 121.293,42 TL olduğunu, gönderilen 07/10/2013 tarihli ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşme gereğince düzenlenen fatura bedellerinin ödendiğini, ön sözleşmenin devamına ilişkin taraflar arasında bir sözleşme imzalanmadığını, müvekkilinin yazılımı kullanmaya devam etmediğini, davacı şirketin hizmet sağlayıcı olup davalının kullanma talebi olmadan sisteme açık tutması sebebiyle oluştuğunu iddia ettiği hizmet bedelinin talep etmesinin hukuka uygun olmadığını, ön sözleşmenin süreli olduğu için fesih ihbarı yapılmasına gerek olmadığını, taraflar arasında imzalanan ön sözleşmenin 6 test sonucu ve ... kararının olumsuz olması durumunda ... yada ... tarafından herhangi biri, diğerine herhangi bir tazminat ve/veya yaptırım talebinde bulunmayacağı, çalışmaların karşılıklı sonlanacağı şeklinde olup, ön sözleşmenin sona ermesinden sonra davacı şirket tarafından kesildiği iddia edilen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini belirterek, davanın reddine ve %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 06/07/2017 tarihli gerekçeli kararında; "Taraflar arasındaki önsözleşme süresinin bitiminden sonra belirlenen sürede yeni bir sözleşme imzalanmadığı çekişmesi...