6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı tarafından 27/06/2018 tarihli dava dilekçesinde, müflis bankadan olan 5.000.000,00 TL hisse senedinin ilişkin alacağını kayıt ve tahsili için yaptığı başvurunun tamamının reddedildiğini, ret gerekçesinin dahi belirli olmadığını, ret kararının haksız olduğunu iddia ederek ret kararının kaldırılmasını, hisse olarak 5.000.000,00 TL'lik alacağının tamamının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usülden reddi gerektiğini, davacı tarafın alacak talebinin hisse senedine dayandığını, iflas masasına alacak yazdırabilecek olan kişilerin alacaklı olan üçüncü şahıslar olup hangi alacakların iflas masasına yazılabileceğinin belirtildiğini, tasfiyenin halen devam ettiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1486 Esas KARAR NO : 2019/1574 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2018 NUMARASI : 2018/587 ESAS - 2018/1427 KARAR KARAR TARİHİ: 19/09//2019 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı tarafından 27/06/2018 tarihli dava dilekçesinde, müflis bankadan olan 5.000.000,00 TL hisse senedinin ilişkin alacağını kayıt ve tahsili için yaptığı başvurunun tamamının reddedildiğini, ret gerekçesinin dahi belirli olmadığını, ret kararının haksız olduğunu iddia ederek ret kararının kaldırılmasını, hisse olarak 5.000.000,00 TL'lik alacağının tamamının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usülden reddi gerektiğini, davacı tarafın alacak talebinin hisse senedine dayandığını, iflas masasına alacak yazdırabilecek olan kişilerin alacaklı olan üçüncü şahıslar olup hangi alacakların iflas masasına yazılabileceğinin belirtildiğini, tasfiyenin halen devam ettiğini, tüm alacaklıların alacakları ödendikten sonra tasfiye bakiyesi kalması halinde hisse senedi sahiplerine garameten ödeme yapılabileceğini savunarak davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, 5411 sayılı yasanın 106/5.maddesinde Fon bu kanunun uygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 166ıncı, 218 inci, 219uncu, 223üncü, 234üncü, 236ıncı, 249uncu ,251inci, 254üncü maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmak üzere İflas dairesi, alacaklılar toplantısı iflas idaresi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder şeklinde düzenleme bulunduğunu, bunun dışında bankacılık yasası uyarınca iflasına karar verilen bankaların, İflas ve tasfiyesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmelik olduğunu, faaliyet izni kaldırılan bankalardaki sigortalı mevduat ve sigortalı katılım fonunun ödenmesi ile bankaların İflas ve tasfiyesine ilişkin usul ve esaslar hakkındaki yönetmeliğin 4. bölümünün İflas yolu ile tasfiye başlığını taşıdığı ve 13. maddesinde, fonun İflas talebinin düzenlendiği, yönetmeliğin 14. maddesinde ise, 5411 sayılı yasanın 106/5. madde düzenlemesine uygun bir hükme yer verildiğinin görüldüğünü, yönetmeliğinin 14/1. maddesinde 5411 sayılı Kanunun 106. maddesi ile fona verilen 2004 sayılı İİKnun 106,218,219,223,234,236,249,251 ve 254. maddeleri dışında kalan İflas dairesinin alacaklılar toplantısı ve İflas idaresi görev ve yetkilerinin Fon adına Tasfiye Daire Başkanlığınca yerine getirileceği, Fon Kurulunun, Fonun alacaklılar toplantısı yetkisi kapsamında Tasfiye Daire Başkanlığı nın önerisi ile İflas İdare memurlarını kısmen veya tamamen görevden almaya ve bunların yerine seçilecek adayları belirlemeye yetkisi olduğunu, bankanın İflas tasfiyesinin başladığ...