İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketin tekstil ürünlerini koli teslimi şeklinde ürettiğini, davalı şirketin, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin imalat aşamasında kendileri tarafından ve yurt dışındaki müşterileri adına kontrol yapan denetim firması tarafından kontrol edildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki ticari faaliyet gereği yapılan analaşmayla ürün teslimini müteakip 10 gün içerisinde ürün bedellerinin nakden ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, davalının 2015 yılı sonuna kadar anlaşmaya riayet ettiğini, ancak 2016 yılında ödemeleri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/5089 Esas KARAR NO: 2020/1484 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/06/2017 NUMARASI: 2016/438 E. - 2017/636 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/09/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketin tekstil ürünlerini koli teslimi şeklinde ürettiğini, davalı şirketin, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin imalat aşamasında kendileri tarafından ve yurt dışındaki müşterileri adına kontrol yapan denetim firması tarafından kontrol edildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki ticari faaliyet gereği yapılan analaşmayla ürün teslimini müteakip 10 gün içerisinde ürün bedellerinin nakden ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, davalının 2015 yılı sonuna kadar anlaşmaya riayet ettiğini, ancak 2016 yılında ödemeleri aksattığını ve müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten 08.03.2016 tarihli sevkiyat dahil olmak üzere 115.186,72 TL borcunu ödemediğini, 17.03.2016 tarihi itibariyle de müvekkili şirketle irtibatını kestiğini, müvekkili şirketin ödemelerini tahsil edememesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattığını, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının, kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde, davacı ile müvekkili arasında yıllarca süregelen şifahi anlaşmaya dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, kendileri tarafından teslim edilen ürün bedellerinin 115.186,75 TL sının ödenmediğini beyan ettiklerini, davacının açtığı davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin kendilerine herhangi borcunun bulunmadığını, müvekkili tarafından davacıya verilen 5 model ürünün imalatı için davacıya verilen siparişin bir kısmının teslim edildiği, geri kalan ürünlerin yükleneceğinin bildirildiği gün ürünlerin davacı şirketçe yükleme yapılmayacağı bildirildiğini, ... model ürünün müvekkili şirkete teslimi yapılması gerekirken, ürünlerin dava dışı müvekkil şirketin müşterisine teslim edildiğini, dolayısıyla 08.03.2016 tarihli sevkiyatın bedelinin müvekkili şirketten tahsil edemediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ticari etik ve ahlaka sığmayacak şekilde müvekkilini saf dışı bırakarak ürünleri müvekkili şirketin müşterisine doğrudan teslim ettiğini, anlaşmanın davacı şirketin bu sevkiyatlarını müvekkili adına fatura düzenlemesi ile ortaya çıktığını, müvekkili şirketin davacı şirketten 49.963,62 TL alacağının bulunduğunu, davacının dilekçe ekinde sunduğu yazışmaların gerçeği yansıtmadığını, 14 Mart - 1...