Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2007 tarih ve 2006/266-2007/589 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Koçsay Metal Mak.Tar.Ür.İnş.Ltd.Şti’nin ortağı olduğunu, davalı bankadan ortağı olduğu şirketin 04.10.2000, 10.11.2000, 12.2.2001, 26.03.2001 tarihli kredi sözleşmeleri ile kredi kullandığını, müvekkilinin dava dışı şirketteki hislerini 02.07.2003 tarihli devir senedi ile diğer ortak ...’ya devrettiğini, devir esnasında şirketin borcu bulunmadığını, müvekkilinin şirketle hiçbir...
11. Hukuk Dairesi 2008/11550 E. , 2010/2284 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2007 tarih ve 2006/266-2007/589 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Koçsay Metal Mak.Tar.Ür.İnş.Ltd.Şti’nin ortağı olduğunu, davalı bankadan ortağı olduğu şirketin 04.10.2000, 10.11.2000, 12.2.2001, 26.03.2001 tarihli kredi sözleşmeleri ile kredi kullandığını, müvekkilinin dava dışı şirketteki hislerini 02.07.2003 tarihli devir senedi ile diğer ortak ...’ya devrettiğini, devir esnasında şirketin borcu bulunmadığını, müvekkilinin şirketle hiçbir bağı kalmamasına rağmen davalı bankanın 10.06.2004 tarihinde icra takibi başlattığını, müvekkilinin takibe konu 90.000,00 YTL’yi ihtirazi kayıtla ödediğini, asıl borçlunun şirket olduğunu, icra takibine konu borcun sonradan alınan krediler için olduğunu, limited şirketlerde sermaye borcunu ödeyen ortağın hiçbir sorumluluğu kalmadığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 YTL’nın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ortağı olduğu şirketin kullanmış olduğu kredilere karşılık kredi sözleşmesini hem şirketi temsilen hem de müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladığını, sözleşmenin süresiz olduğunu, davacının takibe itiraz etmeyip indirimli ödeme protokolü talebinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 4 adet genel kredi sözleşmesinde şirket temsilciliği yanında müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile sorumluluğu üstlendiği, davacı daha sonra şirket hisselerini devredip ortaklık ilişkisi sona erse dahi banka ile dava dışı şirket arasındaki kredi ilişkisinin sürdüğü, sözleşmeler yürürlükte olduğu sürece davacının sözleşme limitiyle sorumluluğunun devam ettiği, TTK’nun 532. maddesi uyarınca limited şirketlerde ortakların sorumluluğu koydukları sermaye ile sınırlı olmakla ve ortaklığı sona eren ortağa yönelme imkanı bulunmamakla birlikte davalı bankanın davacıya yönelmesinin sebebinin davacının şirket ortağı olmasından değil sözleşmeleri müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla imzalamasından ve asli borcu üstlenmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıkla...