DAVANIN KONUSU: Adi Ortaklık Feshi ,Kar payı tahsili KARAR TARİHİ: 24/11/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların arkadaş olup Kadıköy'de ... isimli işletmeyi devralıp işletmek üzere adi ortaklık kurduklarını, ortaklık ilişkisinin her ne kadar yazıya dökülmemiş olsa da, devir bedelinini yarısının davacı tarafından karşılanması ve davalının internetten "ortağımla yollarımızı ayırdık" şeklindeki yazısında adi ortaklığın TBK'nin 620. Maddesi hükümlerine uygun olarak kurulmuş olduğunun açıkça görüleceğini, davalının 2017 yılı başında davacıyı dışladığını, kâr payını ödememeye başladığını, bu nedenlerle TBK'nin 639/b7 uyarınca adi ortaklığın feshine, davacının kâr payının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2019/109 KARAR NO : 2020/1599 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2018 NUMARASI : 2017/1399 E - 2018/689 K DAVANIN KONUSU: Adi Ortaklık Feshi ,Kar payı tahsili KARAR TARİHİ: 24/11/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların arkadaş olup Kadıköy'de ... isimli işletmeyi devralıp işletmek üzere adi ortaklık kurduklarını, ortaklık ilişkisinin her ne kadar yazıya dökülmemiş olsa da, devir bedelinini yarısının davacı tarafından karşılanması ve davalının internetten "ortağımla yollarımızı ayırdık" şeklindeki yazısında adi ortaklığın TBK'nin 620. Maddesi hükümlerine uygun olarak kurulmuş olduğunun açıkça görüleceğini, davalının 2017 yılı başında davacıyı dışladığını, kâr payını ödememeye başladığını, bu nedenlerle TBK'nin 639/b7 uyarınca adi ortaklığın feshine, davacının kâr payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisi kurulmadığını, davacının davalıya, davalının işletmesinin kuruluşunda destek olmak amacıyla para gönderdiğini, başkalarının da aynı şekilde davalıya para gönderdiğini, davacının ticari işletmenin ticari defterlerinde ve muhasebe kayıtlarında adının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, adi ortaklık sözleşme türünün Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlendiği,bu nedenle, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevinin de genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Kararı istinaf eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada adi ortaklığın konusunun bir ticari işletmenin (kafe) işletilmesine ilişkin olduğu, davalının istanbul ticaret odası kayıtlarında tacir olarak kayıtlı bulunduğu ,devralınan iş yerinin muhasebe ve vergisel bağlamda kolaylık sağlanması amacıyla davalının şahsı adına kaydedildiği, davacının da, işletmenin gayriresmi ortağı olduğu,bu durumda, davalının İTO'ya kayıtlı bir tacir olduğu belli iken , mahkeme hükmünün "... istemin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgisi olması gerektiği..." yönündeki gerekçesi ile de çeliştiğ doktrin görüşünün de , adi ortaklığın ticari bir işletmenin işletilmesini konu edinmesi halinde, görevli mahkemenin TTK md.4/f.1 uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağı yönünde olduğu,esasen mahkemenin gerekçesinde bu görüşe itibar ettiği,ancak dosya kapsamını değerlendirmede yanılgıya düştüğü ileri sürülmüştür.İstinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı Tür...