Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in pazarcılık yaparak geçimini sağladığı dönemde davalıyı tanıdığını ve borç para aldığını, daha sonra ödediğini, ancak davalının müvekkilinden habersiz senet düzenlediğini, müvekkilinin bu senetleri düzenlemediği gibi, imzaların müvekkiline ait olmadığını, TTK'ya göre bonoların zamanaşımının süresinin 3 yıl olduğunu, icra takibine konu senetlerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili ...'in ise ...'in oğlu olduğunu, borç ile ilgisinin olmadığını, İİK 89.maddesi uyarınca 1. ve 2. haciz ihbarnamesi gönderildiğini, senetler üzerindeki imzaların müvekkillerine ait olmaması nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından yapılan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/162 KARAR NO: 2021/168 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/09/2020 NUMARASI: 2015/581 E. 2020/351 K. DAVANIN KONUSU: MENFİ TESPİT İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in pazarcılık yaparak geçimini sağladığı dönemde davalıyı tanıdığını ve borç para aldığını, daha sonra ödediğini, ancak davalının müvekkilinden habersiz senet düzenlediğini, müvekkilinin bu senetleri düzenlemediği gibi, imzaların müvekkiline ait olmadığını, TTK'ya göre bonoların zamanaşımının süresinin 3 yıl olduğunu, icra takibine konu senetlerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili ...'in ise ...'in oğlu olduğunu, borç ile ilgisinin olmadığını, İİK 89.maddesi uyarınca 1. ve 2. haciz ihbarnamesi gönderildiğini, senetler üzerindeki imzaların müvekkillerine ait olmaması nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından yapılan icra takibinin iptaline, alacaklı yanın kötü niyetli olarak takip başlattığı aşikar olduğundan %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında takibe konu bonolar incelendiğinde, davacı ...'in takip borçlusu olmadığının görüleceğini ve davacının dava dilekçesinde de belirttiği gibi kendisine gönderilen ikinci haciz ihbarnamesine itiraz ettiğinden, takip dosyasında borçlu olmayan davacının menfi tespit davası açmada hukuki yararının bulunmadığını, davacılardan ... yönünden açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, davacı ... takibe konu bonolardaki imzanın eli ürünü olmadığı iddiasında bulunmuş ise de; takibe konu bonoların mevcut hali ile davacı tarafından müvekkiline teslim edildiğini, bonolarda tahrifatın söz konusu olmadığını, davacının imzaları bizzat müvekkilinin yanında atmış olduğunu ve imzaların davacıya ait olduğunu, senetlerin üç yıllık zamanaşımına tabi olduğu iddiasının menfi tespit davasına konu edilmeyeceğini, senetlerin tanzim tarihi itibari ile davacının ruh sağlığında bir problem olmayıp, dosyaya sunulan hastane evraklarının tarihinin senetlerin tanzim tarihinden sonra olduğunu, bu nedenle bonoların sıhhatini etkileyen bir hususun söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın; takip konusu bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, yargılamanın devamı sırasında, davacılardan ...'in vefat ettiği anlaşıldığından ve vefat eden davacıya ait mirasçılık belgesi ve mirasçılarına ait vekaletnameler dosyaya sunulduğundan, yargılamaya mirasçılarının katılımı ile devam olunduğu, dosy...