Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalının üstlendiği Toskana Vadisi Projesi kapsamındaki tesisat işlerinin müvekkilince yerine getirildiğini, ancak sözleşmenin davalı tarafça feshedilerek verilen çek yönünden Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/497 esas sayılı dosyasında İİK'nın 72/2 maddesi gereğince menfi tespit davası açıldığını, mahkemece davalı müvekkilinin 74.419,42 TL + KDV alacaklı olduğuna kanaat getirilerek davanın reddine karar verildiğini ve Yargıtay tarafından onanmak ve karar düzeltme isteği reddedilmekle davacı lehine kesin hüküm oluştuğunu, bu dava ile de...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/1061 KARAR NO : 2018/1371 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2017 NUMARASI : 2014/1509 Esas, 2017/410 Karar, DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 24/10/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalının üstlendiği Toskana Vadisi Projesi kapsamındaki tesisat işlerinin müvekkilince yerine getirildiğini, ancak sözleşmenin davalı tarafça feshedilerek verilen çek yönünden Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/497 esas sayılı dosyasında İİK'nın 72/2 maddesi gereğince menfi tespit davası açıldığını, mahkemece davalı müvekkilinin 74.419,42 TL + KDV alacaklı olduğuna kanaat getirilerek davanın reddine karar verildiğini ve Yargıtay tarafından onanmak ve karar düzeltme isteği reddedilmekle davacı lehine kesin hüküm oluştuğunu, bu dava ile de karar düzeltme tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte alacağın tahsilini istediklerini, mutabakat metnini kabul etmediklerini, altındaki imzaların kime ait olduğunun belirsiz olduğunu, ibra belgesi niteliğinde olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 70.000,00 TL alacağın Yargıtay karar düzeltme tarihi olan 21.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kısmi dava açılamayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin 06/11/2007 tarihinde imzalandığını, davacının yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmediğinden müvekkilinin 09/04/2008 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, davacının alacaklı olduğu düşünülse dahi dava tarihine göre bu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının huzurdaki davaya dayanak yaptığı Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/497 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun ilk dava için geçerli olduğunu, bu rapora göre miktar 74.419,42 TL iken davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla kısmi dava şeklinde açıldığını, bilirkişi raporunun takdiri delil olduğunu, başka mahkemede alınan raporun mahkemeyi bağlamayacağını, davacının edimlerini sözleşme süresi içinde tam olarak yerine getirmediğini, işleri sürekli aksattığını, işin başında durmadığını ve işçi ücretlerini ödemediğini, sözleşmenin 09/04/2008 tarihinde feshinden sonra yapılan görüşmelerde taraflar arasında mutabakata varılarak, davacının alacağı bulunmayıp müvekkiline borçlu olduğuna ilişkin 22/05/2008 tarihli belgenin düzenlendiğini, 11/01/2008, 11/03/2008 ve 11/04/2008 tarihli hakedişlerde davacının hangi işlerde çalıştığının belirtildiğini ve bu hakedişlerin itirazsız imzalandığını, dosya hakkında yeniden bi...