DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/11/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında alacaklı tarafından takibe konu bonolar dayanak gösterilerek, müvekkili aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını, takip dayanağı bonolar çıplak gözle basit bir şekilde incelendiğinde "ödeyecek" bölümünde atılmış iki imzanın birebir aynı olduğunu, bonolar üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığından geçerli kefillikten bahsedilemeyeceğini, takibe konu borç ve ferilerinden sorumlu olmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi başkaca bir ticari ilişki de olmadığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/1144 Esas KARAR NO : 2018/2321 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2016 NUMARASI : 2015/1015 E., 2016/618 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/11/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında alacaklı tarafından takibe konu bonolar dayanak gösterilerek, müvekkili aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını, takip dayanağı bonolar çıplak gözle basit bir şekilde incelendiğinde "ödeyecek" bölümünde atılmış iki imzanın birebir aynı olduğunu, bonolar üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığından geçerli kefillikten bahsedilemeyeceğini, takibe konu borç ve ferilerinden sorumlu olmadığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi başkaca bir ticari ilişki de olmadığını, müvekkiline ait olmayan imzalarla açılan takibin teminatsız olarak durdurulmasını, müvekkilinin davalıya borçlu olmasının tespiti ile takibin iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davaya konu senetlerin borca mahsuben bizzat borçlunun kendisi tarafından müvekkiline verildiğini, senetleri müvekkiline veren ... olduğunu, senet metni üzerinde iki imza bulunduğunu, senetler bizzat borçlunun kendisi tarafından getirilmiş olduğundan ve davacının ismi kendilerince yazılmış olduğundan senette iddia edildiği gibi bir düzen kurulacağı müvekkilinin aklına gelmediğini, senet metni üzerinde iki imza yer aldığından bu imzaların birinin asile diğerinin kefile ait olduğu düşüncesi ile senetlerin teslim aldığını, vadesinde ödenmeyince de tahsili amacı ile takibe konu edildiğini, davanın açılması ile birlikte ileri sürülen iddialar sonrasında senetler dikkatlice incelenmiş ve incelendiğinde iddia edildiği gibi senetler üzerinde yer alan her iki imzanın birbirinin aynısı olduğu tespit edildiğini, dava görevli mahkemede açılmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davaya konu senetlerde davacının imzasının olmadığı, her iki imzanın aynı şahsa ait olduğu hususlarından iş bu dava dilekçesinin tebliği ile haberdar olduğunu, müvekkilinin dava konusu olayda tamamen iyi niyetli olduğu, bugüne kadar yapılan işlemlerin tamamı arz edildiği üzere sehven yapıldığını, mevcut olayda müvekkili de mağdur olmuş ise de davacının da mağduriyetine sebebiyet vermemek adına huzurdaki davayı kabul ettiğini, davanın görevli mahkemede açılmamış olması ve iş bu davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunmaması sebebi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini, davanın usulden reddedilm...