Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2010/3086 · K. 2010/3835
Yargıtay

Tasarrufun İptali Davası_2004h694

E. 2010/3086K. 2010/383526 Nisan 2010
tasarrufun iptali davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, esasa yönelik olarak da davalılar Kahraman vekili ile süresi dışında davalı Mevlüt vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı vekili, davalı borçlu Recep Nadir aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun sahibi olduğu taşınmazını davalı Kahramarîa satışı onun tarafından da davalı Mevlüt'e devredilmesine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar Kahraman ile davalı Mevlüt vekili davanın reddini savun-muştur. Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ilk...

Karar Metni

17. Hukuk Dairesi 2010/3086 E., 2010/3835 K.

17. Hukuk Dairesi 2010/3086 E., 2010/3835 K.

VEKALET ÜCRETİ

TASARRUFUN İPTALİ DAVASI

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, esasa yönelik olarak da davalılar Kahraman vekili ile süresi dışında davalı Mevlüt vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davalı borçlu Recep Nadir aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun sahibi olduğu taşınmazını davalı Kahramarîa satışı onun tarafından da davalı Mevlüt'e devredilmesine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar Kahraman ile davalı Mevlüt vekili davanın reddini savun-muştur.

Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ilk ta-sarrufta bedeller arasında fahiş fark bulunduğu ve kısa aralıkla yapılan 2. satışın da muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, vekalet ücretine yönelik olarak davacı vekili, esasa yönelik olarak da davalılar Kahraman vekili ile Mevlüt vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-

20.10.2009 tarihli gerekçeli karar, temyiz isteyen davalı Mevlüt

vekiline 30.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK'nın 432/1.

maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 28.01.2010

tarihinde mahkemeye verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz

istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve

3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da bu yolda karar

verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerek

miştir.

2-

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak vekalet üc-retinin, takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.

3- Davalı Kahraman vekilinin temyiz itirazlarına gelince,

Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın da-yandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı borçlu ile Kahraman arasındaki tasarrufta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY'nin 278/2. maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, ayrıca tanık beyanlarına göre taşınmazın satışından sonra dahi borçlunun ta...

Benzer Kararlar

Yargıtay

E. 2010/3843 · K. 2010/8423

18 Ekim 2010

Yargıtay

E. 1998/727 · K. 1998/1691

28 Nisan 1998

Yargıtay

E. 1994/1464 · K. 1994/5410

3 Ekim 1994

Yargıtay

E. 1994/2816 · K. 1994/7289

6 Aralık 1994

Yargıtay

E. 2010/2974 · K. 2010/8597

21 Ekim 2010

Yargıtay

E. 1996/1113 · K. 1996/1544

20 Mart 1996