İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı şirketin Hollanda'da faaliyet gösteren ve tıbbi teknoloji alanında uzmanlaşmış bir şirket olduğunu, bu kapsamda davalı ile aralarında sözleşme ve ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın aralarındaki sözleşme ve ticari ilişkinin sona ermesinden sonra, önceki dönemlerden kalan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davacı şirketin alacaklarının tahsilini teminen Lımburg Mahkemesinde dava açtığını, mahkemece 12/06/2019 tarih ve ... numaralı dosyasında davacı şirket lehine karar verildiğini, mahkeme kararının taraflarca itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için gerekli şartların 5718 sayılı MÖHUK'ta...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1132 Esas KARAR NO: 2021/1087 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/413 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 07/04/2021 DAVA: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 08/07/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı şirketin Hollanda'da faaliyet gösteren ve tıbbi teknoloji alanında uzmanlaşmış bir şirket olduğunu, bu kapsamda davalı ile aralarında sözleşme ve ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın aralarındaki sözleşme ve ticari ilişkinin sona ermesinden sonra, önceki dönemlerden kalan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davacı şirketin alacaklarının tahsilini teminen Lımburg Mahkemesinde dava açtığını, mahkemece 12/06/2019 tarih ve ... numaralı dosyasında davacı şirket lehine karar verildiğini, mahkeme kararının taraflarca itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için gerekli şartların 5718 sayılı MÖHUK'ta düzenlendiğini, bu nedenle Lımburg Mahkemesi tarafından verilen kararın tanıma ve tenfizini talep ettiklerini, yine yabancı mahkeme ilamının 12/06/2019 tarihli olduğunu, söz konusu kararın davalı tarafa tebliğ edildikten sonra davalı tarafın mal kaçırmak amacıyla hemen tasfiye kararı aldığını, yani davalı tarafın borcu ödememek için mallarını kaçırdığını, davacının alacağının kesinleştiğini, anılan nedenle davacı şirketin 1.110.706,00 USD + 14.224,83 Euro vadesi gelmiş alacağına ilişkin takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 11/09/2020 tarih 2020/413 Esas sayılı ara kararında; 1-Davacı vekilinin İhtiyati Haciz Talebinin dava değeri 8.274.791,83 TL üzerinden %15 teminat karşılığında (1.241.218,77 TL) KABULÜ ile teminatın mahkememiz veznesine yatırılması veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ibraz edilmesi halinde; davalının malları ile alacaklarını, İİK'nun 257. Maddesine muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE, karar vermiştir. Davalı vekili vermiş olduğu itiraz dilekçesi ile, Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı ile ihtiyati haciz kararının verildiği 25.08.2020 tarihi itibarıyla tasfiyesini tamamlayarak tüzel kişiliğini kaybetmiş ve hukuk dünyasında var olmayan davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğinin sabit hale geldiğini, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihte hukuk aleminde var olmadığı gelen belgelerle sabit olan bir şirket hakkında, açılmış icra dosyasında devam eden tüm işlemlerin de hukuka aykırı olduğunun açık olduğundan, söz konusu hukuka aykırılığın derhal giderilmesi ve tüm bu işlemlere esas hukuka aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İ...