Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2014/8761 · K. 2017/3619
YargıtayYargıtay 14. Ceza Dairesi

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E. 2014/8761 K. 2017/3619

E. 2014/8761K. 2017/36194 Temmuz 2017
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet, diğer atılı suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil kararlardan olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuk müdafiin anılan hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanunun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli kararın mahallinde merciince verilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin beden veya ruh...

Karar Metni

14. Ceza Dairesi 2014/8761 E. , 2017/3619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet, diğer atılı suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil kararlardan olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuk müdafiin anılan hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanunun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli kararın mahallinde merciince verilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 30.01.2012 tarihli raporda mağdurede travma sonrası stres bozukluğu denilen psikiyatrik bozukluk tespit edildiği, ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan bu tablonun iddia edildiği gibi cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği, ancak mevcut psikiyatrik tablonun yaş farkı fazla olmayan mağdur ve suça sürüklenen çocuğun; hile, şiddet veya zorlama olmaksızın, erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi, olay sonrasında gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığının belirtilmesi karşısında, mağdurenin ruh sağlığının sanığın eylemi sebebiyle bozulup bozulmadığının kesin olarak tespit edilememesi sebebiyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK'nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesin...