DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/02/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalıya ait markaların dava dilekçesinde ayrıntıları belirtilen emtialar yönünden SMK'nun 9.maddesi uyarınca kullanılmamaları nedeniyle, yine davalının kullanımları ve gerekli önlemleri almaması nedeniyle ürünün yaygın adı haline gelen tanımlayıcı nitelikte bulunan ve ürünün yaygın adı olarak kullanılan bir kısım markaların SMK'nun 26.maddesi gereğince iptaline, fibro beton bir ürünün cinsini ifade ettiğini ve herkes tarafından kullanılabilir olduğunu, bu nedenlerle bir kişinin tekeline bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davalının bir kısım...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2021/32 Esas KARAR NO: 2021/208 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/197 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/02/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalıya ait markaların dava dilekçesinde ayrıntıları belirtilen emtialar yönünden SMK'nun 9.maddesi uyarınca kullanılmamaları nedeniyle, yine davalının kullanımları ve gerekli önlemleri almaması nedeniyle ürünün yaygın adı haline gelen tanımlayıcı nitelikte bulunan ve ürünün yaygın adı olarak kullanılan bir kısım markaların SMK'nun 26.maddesi gereğince iptaline, fibro beton bir ürünün cinsini ifade ettiğini ve herkes tarafından kullanılabilir olduğunu, bu nedenlerle bir kişinin tekeline bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davalının bir kısım markalarının SMK'nun 6/9 maddesi gereğince hükümsüzlüğüne, ayrıca dava konusu markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından devir yasağı konulması ve iptali istenen markaların müvekkiline karşı ileri sürülmesinin engellenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığını, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ve markalarının tanınmış olduğunu, davanın haksız ve kötüniyetli açıldığını, ayrıca müvekkilinin dava konusu markaları ciddi ve aktif bir biçimde kullandığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 24/03/2020 tarihli ara kararla davalıya ait markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi hususunda TPMK kayıtlarına teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmiş, karara davalı tarafça itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda verilen 17/11/2020 tarihli ara kararla; davalının ihtiyati tedbir kararına karşı 13/10/2020 tarihli düplik dilekçesiyle itiraz ettiği, ihtiyati tedbir kararının 24/03/2020 tarihinde verildiği, kararın davalıya 28/05/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince 11/06/2020 tarihli dilekçeyle süre uzatım talebinde bulunduğu, fakat tedbire itirazın yapılmadığı, tedbire itirazın yasal süresinin bir hafta olup bu süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili, istinaf sebebi olarak; mahkemenin müvekkiline ait toplam 52 adet markanın üçüncü kişilere devri konusunda tedbir kararı verdiğini, tedbir kararının müvekkilinin dinlenmeksizin verildiğini, ayrıca HMK'da öngörülen şartların gerçekleşmediğini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği sebeplerin varlığına dair delil sunulmadığını, iddiaların gerçeği ...