Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/5628 · K. 2017/9353
YargıtayYargıtay 20. Hukuk Dairesi

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2016/5628 K. 2017/9353

E. 2016/5628K. 2017/935313 Kasım 2017
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, 10/08/2011 havale tarihli dilekçesi ile; ... köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmalarında orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığı, ... köyü sınırları içinde bulunan, 101 ada 1 orman parselinin 1656-1667 nolu OS noktalarının doğu istikametindeki sahanın orman sınırı dışında bırakıldığı iddiasıyla bu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Arazi kadastrosu sırasında 225 ada 1 ve 2 parsel sayılı sırasıyla 1122,49 m2 ve 2694,99 m2 yüzölçümündeki...

Karar Metni

20. Hukuk Dairesi 2016/5628 E. , 2017/9353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, 10/08/2011 havale tarihli dilekçesi ile; ... köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmalarında orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığı, ... köyü sınırları içinde bulunan, 101 ada 1 orman parselinin 1656-1667 nolu OS noktalarının doğu istikametindeki sahanın orman sınırı dışında bırakıldığı iddiasıyla bu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Arazi kadastrosu sırasında 225 ada 1 ve 2 parsel sayılı sırasıyla 1122,49 m2 ve 2694,99 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vasıf ve malik hanesi boş bırakılarak davalı olarak tespit edilmiş ve mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece tutanak zilyedleri davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonucunda; kısmî davanın kabulüne, 225 ada 1 parselin kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 225 ada 2 parselin fen bilirkişilerince ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2103,78 m2'lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 591,22 m2'lik kısmın tarla vasfıyla ... adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/04/2015 tarih ve 2014/10021 Esas - 2015/2694 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, 07/04/2015 tarih ve 2014/10021 Esas - 2015/2694 Karar sayılı kararında özetle; Mahkemece her ne kadar dava konusu edilen yerin, çekişmeli 225 ada 2 parselin (A) harfli bölümü olduğu belirlenerek bu bölümün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve 225 ada 2 parselin (B) bölümünün ise, dava konusu olmadığı belirlenerek davalı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki, somut uyuşmazlıkta; çekişmeli 225 ada 2 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi açık olup, mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibi re'sen belirlenecek, davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebilecektir. Dava konusu taşınmazların kadastro tesbit tutanaklarının malik hanelerinin 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin belirlenerek doldurulmak üzere mahkemeye aktarıldığından parsellerin tamamının davalı olduğu gözetilmeden bir bölümleri hakkında araştırma yapılarak tescil hükmü kurulması, bir kısmı hakkında da araştırma yapılmaksızın tutanağın edinme nedeninde ismi geçen kişi adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. 3402 ...