İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalının müvekkili aleyhine faturaya dayalı icra takibi başlattığını, ancak takibin haksız olduğunu, zira borcun takip öncesinde ödenmiş olduğunu ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yasal sürede davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/09/2019 tarih ve 2017/307 Esas 2019/942 Karar sayılı Kararı ile; " . icra ve dava dosyasının incelenmesinde; icra takibinin, adi ortaklılığın ortakları ... ve ...'a yönlendirilmesi gerekirken ... (...) aleyhine yapıldığı görülmektedir. Gerçekte böyle bir kişinin olup olmadığının belli değildir,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2725 Esas KARAR NO: 2022/111 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2017/307 Esas - 2019/942 Karar TARİH: 19/09/2019 DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalının müvekkili aleyhine faturaya dayalı icra takibi başlattığını, ancak takibin haksız olduğunu, zira borcun takip öncesinde ödenmiş olduğunu ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yasal sürede davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/09/2019 tarih ve 2017/307 Esas 2019/942 Karar sayılı Kararı ile; " . icra ve dava dosyasının incelenmesinde; icra takibinin, adi ortaklılığın ortakları ... ve ...'a yönlendirilmesi gerekirken ... (...) aleyhine yapıldığı görülmektedir. Gerçekte böyle bir kişinin olup olmadığının belli değildir, Bu yönüyle takip hatalı bulunmakta olup adi ortaklığın ortaklarını muhatap alan geçerli bir takip bulunmamaktadır. Söz konusu takibe dayalı olarak adi ortaklığın ortakları hakkında icra takip işlemi yapılması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Bu yönüyle iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmamakla birlikte; davacı vekilince dosyaya sunulan vekaletnamede, ..., ... ve ...ndan vekalet alındığı, ancak davanın ... adına açtığı görüldüğünden adi ortaklığın taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerekmiştir. TTK kapsamında düzenlenen ticaret şirketlerinin aksine adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Üçüncü kişilerle ilişkilerinde bağımsız varlığa sahip olmayan adi ortaklık kendi adına hak veya borç iltizam edemez. Davacı veya davalı olamaz. Ortaklık aleyhine açılacak dava veya yapılacak takiplerde tüm ortaklara husumet yöneltilmesi gerektiği gibi ortaklık lehine açılacak dava veya yapılacak takiplerde tüm ortakların katılımıyla hareket edilmelidir.Belirtilen sebeplerle adi ortaklığın bir dava veya takipte taraf ehliyeti bulunmadığından davanın HMK 114/b ve 115/2 uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. gerekçeleri ile; "...Davanın HMK 114/b ve 115/2 uyarınca usulden reddine," karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ... vergi kimlik numarası ile faaliyet göstermekte olup davada taraf ehliyeti bulunduğunu, kaldı ki müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin de ... hakkında başlatıldığını, dolayısıyla davanın usulden reddinin doğru olmadığını, D...