Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında adi ortaklık sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında, davalı şirketin üstlendiği yükümlülükleri yerine getireceği konusunda davalı şirketin ortağı olan diğer davalıların kefil olduğunu, ancak davalının müvekkilinin haberi olmadan arsa sahipleriyle 2. ve 3. kez Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi imzalandığını, bu sebeple planların onayının geciktiğini, dolayısıyla inşaata geç başlanıldığını, böylece adi ortaklık sözleşmesinin ihlal edildiğini ve bundan dolayı müvekkilinin 500.000 USD alacak hakkının olduğunu, yine sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinin haberi ve izni olmadan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2019/1401 KARAR NO : 2019/1436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2018 NUMARASI : 2017/1288 E - 2018/891 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 26/09/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında adi ortaklık sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında, davalı şirketin üstlendiği yükümlülükleri yerine getireceği konusunda davalı şirketin ortağı olan diğer davalıların kefil olduğunu, ancak davalının müvekkilinin haberi olmadan arsa sahipleriyle 2. ve 3. kez Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi imzalandığını, bu sebeple planların onayının geciktiğini, dolayısıyla inşaata geç başlanıldığını, böylece adi ortaklık sözleşmesinin ihlal edildiğini ve bundan dolayı müvekkilinin 500.000 USD alacak hakkının olduğunu, yine sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinin haberi ve izni olmadan davalının dava dışı başka bir şirket ile adi ortaklık sözleşmesi akdettiğini, bunun TBK'nin 626 maddesinde düzenlenen kanuni rekabet yasağına aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin davalı tarafından ihlal edilen sözleşme gereği hak ettiği 500.000,00 USD'nin ihtarname tarihi olan 15/04/2016 tarihinden itibaren en yüksek faiziyle birlikte tahsilini, adi ortaklık sözleşmesi gereği müvekkilinin projenin tamamı üzerinde %2 lik kısmının mahkemece tespiti ve bu kısım üzerinde satış hakkının müvekkiline verilmesini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalının %50 hissesinin net kârının %27'lik kısmı için tamamlanan daire ve dükkanların satış hakkının müvekkiline ait olduğuna karar verilmesini, 500.000,00 USD alacak hakkının, projenin tamamlanmasından 4.500.000,00 USD olarak güncellenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, kefaletin yazılı olarak yapılmadığını, dolayısıyla geçersiz olduğunu, davacının eda davası ile birlikte tespit davası açmasının usulen mümkün olamayacağını, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmediğini, davacının adi ortaklığın kurulduğuna dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, açılan davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait bulunduğu gerekçesiyle , mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine, yasal süre içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.Sözkonusu kararı davalı taraf istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde özetle; davacı her ne kadar tacir olmasa da müvekkili şirket açısından ticari iş sözkonusu olduğundan mahkeme kararının yasaya aykırı ...