Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 92.316,87,- TL'nin ticari avansa faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/2384 KARAR NO : 2019/1518 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2018 NUMARASI : 2017/826 E- 2018/727K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 04/10/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 92.316,87,- TL'nin ticari avansa faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin istenemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Sözkonusu kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle dava konusu bedellerin Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 6719 sayılı kanun ile ilgili iptal kararını 28/12/2017 tarihinde verdiğini,bu kararın 15/02/2019 tarihli resmi gazetede yayınlandığını,Anayasa Mahkemesinin 6446 sayılı kanuna eklenen 17.maddesine eklenen 10 numaralı fıkrayı iptal ettiğini, iptal edilen fıkranın "Tüketici hakem heyetlerinin ve mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurumun kurumun düzenleyici işlemlere uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacağı ''hükmünü içerdiğini ve bu fıkra hükmü iptal edildiğine göre bunun için, mahkemece uygunluk denetimi yapılması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği yanında ayrıca davalının daha önce İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği yetkisizlik kararı nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti talebinin de haksız haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yetkisizlik kararının ön inceleme duruşmasında verildiği göz önünde tutularak davalı vekilinin ücreti vekalet talebinin reddedilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu bedellerin 6719 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önceki mevzuata göre da alınması gerekli bedeller olduğunu, sözkonusu yasanın bu duruma sadece açıklık getirdiğini, dava açıldığında haklı olmaları sebebiyle ve HMK 331/2...