Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 100.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2019/496 KARAR NO : 2019/1470 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2017 NUMARASI : 2016/679 E - 2017/716 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 02/10/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 100.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı tarafça istinaf sebepleri olarak, dava konusu bedellerin Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın Anayasa'ya aykırı olduğunu,bu yasanın iptali için Anayasa mahkemesinde açılan iptal davası sonucu beklenmeden karar verildiğinidaha sonra Anayasa mahkemesi tarafından iptal kararı verdiğini,bu iptal hükmüne göre yenibir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğini,6719 sayılı yasanın getirdiği düzenlemenin kanunların geriye yürümezliği şeklindeki Anayasal ilkeyi ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini, 6719 sayılı yeni yasa iptal edilmemiş haliyle uygulansa bile tahsil edilen bedellerden PSH (Perakende Satış Sözleşmesi) bedelinin yürürlükteki yasaya rağmen iade edilmesi gerektiği, aynı konuda farklı bir davada tespit edildiğini,davacının serbest tüketiciler sınıfında olduğunu, bunun özellikle serbest tüketicilere uygulanacak bir tarife bulunmadığını, taraflar arasında PSH bedelinin faturalanacağı konuısunda çok açık ve kararlaştırılmış bir madde bulunmadığını, ayrıca Yargıtay kararlarının da bu noktaya dikkat çektiğini ve PSH bedellerinin de iadesi gerektiğinin vurgulandığını, yerel mahkemenin, 6719 sayılı yasa ile değişik 6446 sayılı yasanın 17. Maddesi gereği davaların reddi kararlarında dahi PSH bedelinin iadesi gerekeceğine yönelik kararının haklı ve hukuken doğru olduğunu, mahkemelerin yargı yetkis...