6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili 31.05.2018 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirketlerin grup şirketler olduğunu, 2004 yılından bu yana Bodrum ve İstanbul da kaba inşaat işi ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, işletmenin yıllara yaygın inşaatlar yapmasından dolayı adına kesilen stopajların direk karşı firmalar tarafından devlete ödenmesi sonucu nakit akış dengesinde bozulmaların baş gösterdiğini, firmanın yatırımlarını banka kredisi ile finanse etmesi sonucu katlanılan finansman giderlerinin yıllar içinde giderek arttığını, özellikle de bankadan kredi temin edilemeyen durumlarda faktöring kuruluşlarında yüksek faiz oranlı finansman sağlamak zorunda kalındığını, bunun sonucunda işletmenin nakit akış dengesinin bozulduğunu, son yıllarda yaşanan terör olayları, darbe girişimi, ekonomideki...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2349 Esas KARAR NO : 2018/1587 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/547 Esas DAVANIN KONUSU : Konkordato KARAR TARİHİ : 11/10/2018 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili 31.05.2018 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili şirketlerin grup şirketler olduğunu, 2004 yılından bu yana Bodrum ve İstanbul da kaba inşaat işi ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, işletmenin yıllara yaygın inşaatlar yapmasından dolayı adına kesilen stopajların direk karşı firmalar tarafından devlete ödenmesi sonucu nakit akış dengesinde bozulmaların baş gösterdiğini, firmanın yatırımlarını banka kredisi ile finanse etmesi sonucu katlanılan finansman giderlerinin yıllar içinde giderek arttığını, özellikle de bankadan kredi temin edilemeyen durumlarda faktöring kuruluşlarında yüksek faiz oranlı finansman sağlamak zorunda kalındığını, bunun sonucunda işletmenin nakit akış dengesinin bozulduğunu, son yıllarda yaşanan terör olayları, darbe girişimi, ekonomideki daralmalar ve buna bağlı olarak ülkemizin kredi notunun arka arkaya düşürülmesi ve özellikle de son 6 ay içinde dövizde meydana gelen aşırı kur yükselişi gibi nedenler sonucunda İnşaat sektöründe çok büyük maliyet artışları olduğunu ,ancak satış ve karlılığın tam aksi yönde azaldığını, son üç ayda gayrimenkul satışlarının adeta bıçak keser gibi kesilmiş olmasının firmayı giderek artan oranlı bir ivme ile zora soktuğunu iddia ederek, öncelikle müvekkili işletmenin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İİK nun 287,288, 294 ve 295. Maddeleri gereğince, İİK nun 206/1. sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve evvelce başlayan takiplerin durdurulmasına, ihtiyati tedbir ihtiyati haciz , e- haciz kararı uygulanmamasına hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkili işletme aleyhine yeni takip yapılmamasına, davacı firmalar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılacak tüm icra takiplerinde satışların durdurulmasına, davacı işletmenin tüm kurumlar ve işletmeler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklarda dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı işletmeye ödenmesine, davacı işletmenin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1. maddesi gereğince haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacının bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakte çevrilmesinin tedbiren durdurulması zımmında yargılama neticesine kadar tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirkete komiser tayin...