DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ: 21/01/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı şirketin 21/07/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi ... imzaya yetkili temsilcisi ve bu sebeple çoğunluk pay sahibi olarak kendisini tek yönetim kurulu üyesi olarak ataması ve bu sayede şirket malvarlığını ve müvekkilini zarara uğratıcı işlemlerine yeni faaliyet yılında da devam etme imkanı elde etmesi sebebiyle davalı şirkete HMK'nın 389. mad. vd. Hükümleri uyarınca tedbiren tensiben yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, bir anonim şirkete kayyım tayini, şirketin tüm faaliyetini etkileyen, son...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1903 Esas KARAR NO: 2021/26 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2020 Tarihli Ara Karar NUMARASI: 2020/588 Esas DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ: 21/01/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı şirketin 21/07/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi ... imzaya yetkili temsilcisi ve bu sebeple çoğunluk pay sahibi olarak kendisini tek yönetim kurulu üyesi olarak ataması ve bu sayede şirket malvarlığını ve müvekkilini zarara uğratıcı işlemlerine yeni faaliyet yılında da devam etme imkanı elde etmesi sebebiyle davalı şirkete HMK'nın 389. mad. vd. Hükümleri uyarınca tedbiren tensiben yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, bir anonim şirkete kayyım tayini, şirketin tüm faaliyetini etkileyen, son derece önemli ve ciddi bir işlem olduğu, dolayısıyla böyle bir talebin de gerçek, somut, ciddi vakıalara ve hukuki dayanaklara istinat etmesi gerektiği, hâlbuki davacının, iki satır yazıyla ileri sürebildiği böyle bir talebinin dayanağı olarak dile getirdiği sadece, yukarıda etraflıca izah olunduğu üzere, müvekkili şirket ortağının kendisini zarara uğratmak için çabaladığı anlamına gelen, dolayısıyla gerçekliği bir yana, mantıklı bir düşünce ile izahı bile kabil olmayan şirketin zarara uğratıldığı iddiası ve somut hiçbir kanun maddesi göstermeyerek/gösteremeyerek, afaki ve genel şekilde zikrettiği MK ve TK olduğu, esasen davacının salt bu yaklaşımı, kayyım talebinin "ya tutarsa diye ileri sürüldüğünü ve bir şekilde olumlu görülürse, işbu davanın açılışındaki temel saiki oluşturan, müvekkili şirket pay sahipleri arasında miras sebebiyle ortaya çıkan ihtilâfta bir kazanım elde edebilmeyi hedeflediğini kendiliğinden göstermeye yeteceğini, davacının talebinin haklı hiçbir hukuki temelinin olmadığını göstermesi bakımından müvekkili şirket pay sahipleri ve bunlar arasındaki ilişkiye yönelik birkaç hususun hatırlatılması isabetli olacağını, ayrıntısıyla açıklandığı üzere, davacı ve yine azınlık pay sahiplerinden ... dışındaki diğer pay sahipleri, müvekkili şirketin önceki büyük pay sahibi ... vefatı ardından mirasın paylaşımı konusunda herhangi bir ihtilâf yaşamadığı, dolayısıyla hiçbir zaman müvekkili şirketin hukuka aykırı işlemler gerçekleştirdiği savında da bulunmadığını, MK mad. 427ün (4). bendinde tüzel kişiye yönetim kayyımı tayin edilebileceği hükme bağlandığını, öte yandan TK m. 530da ise, bir anonim ortaklığın organsız kalması durumunda şirketin feshine karar verilebileceği düzenlendiği, anılan hükmün ikinci fıkrasında, anonim ortaklığın organsızlığı sebe...