Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/4374 · K. 2022/1342
Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/4374 K. 2022/1342

E. 2021/4374K. 2022/134223 Şubat 2022
iptal kararımülkiyet hakkızilyetliktapu sicilitapu iptalimirasçılık belgesikazanılmış haktapu iptali ve tesciliptal davasıhukuki güvenlik ilkesielbirliği mülkiyetihak düşürücü süretapusuz taşınmazecrimisil
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11/05/2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/01/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/02/2022 tarihinde oy çokluğu ile...

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi 2021/4374 E. , 2022/1342 K.

"İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR : ... vd. DAVALILAR : ... vd.

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11/05/2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/01/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemece, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/02/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY

Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713'üncü maddesinin 2'inci fıkrasında düzenlendiği halde, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen "..ölmüş" hukuksal sebebine dayalı tapu iptal ve tescil isteminden ibarettir. Dava konusu taşınmaz, tapuya kayıtlı olup tapu maliki dava tarihinden önce ölmüş ise de, yasal mirasçıları mevcut olup davada da kendilerine husumet yöneltilmiştir. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile iktisab edilebilmesi için yasalarda dayanağının olması ve yasada öngörülen koşulların zilyet yararına oluştuğunun mahkemece sabit görülmesi gerekir. Esasında; tapu maliki ölmüş ise zilyet lehine zilyetlikle kazanım, gerek mülga 743 sayılı Türk Medenisi Kanununun 639'uncu maddesine ve gerekse de 1 Ocak 2002 günü yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 713'üncü maddesinde düzenlenmişti. Ne var ki, TMK yürürlükte iken yasanın 713'üncü maddesinin 2'nci fıkrasında yer alan "ölmüş" sözcüğü, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi gerekçesinde özetle şu hususlara değinmiştir. "Tapuya kayıtlı bir taşınmazın malikinin ölmesi halinde, bu taşınmazın sahibi mirasçılarıdır. Mirasçılar bu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını mirasbırakanın ölümü ile birlikte kanun gereğince tescile gerek kalmadan kazanmaktadırlar. Hukukun genel ilkelerinden birisi de mülkiyet hakkının "zaman ötesi" niteliği, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramamasıdır. Bu nedenle, Medeni Kanun tarafından bir taşınmaz malikinin mirasçılarına tanınmış olan hakların, hak sahiplerince yirmi yıl boyunca kullanılmaması, o kimselerin taşınmazla aralarındaki ilişkiyi fiilen kestiğini göstermiş olsa bile, o taşınmazla aralarındaki hukuksal ilişkinin sona erdiği anlamına gelmez. Mirasçıların devam eden mülkiyet hakkı, taşınmazı fiilen kullanma hakkını içer...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 12

I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 16

1- 23/7/1995 tarihli ve 4121 sayılı Kanunun hükmüdür.

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 8

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 9

IX. Yargı yetkisi

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 713

b. Olağanüstü zamanaşımı

OtomatikKanun

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 154

Hakkı olmayan yere tecavüz

Benzer Kararlar

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/8208 · K. 2022/4154

8 Haziran 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/313 · K. 2022/5455

26 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/8700 · K. 2022/5147

14 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/1448 · K. 2022/5568

28 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/581 · K. 2022/4198

9 Haziran 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/6684 · K. 2022/1523

1 Mart 2022