Sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliği işleminin usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağı anlaşıldığından, sanık müdafisinin temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2009 tarihli ve 2009/2068 Esas sayılı iddianamesi ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan da kamu davası açıldığı halde, bu suça ilişkin olarak herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanık hakkında 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından dava açıldığı, sahte fatura kullanma ve sahte fatura düzenleme suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, her takvim yılındaki düzenleme ve kullanma fiillerinin de ayrı suçları oluşturduğu ve aynı yılda birden fazla fatura düzenlenmesi veya kullanılması...
11. Ceza Dairesi 2021/35685 E. , 2022/2878 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliği işleminin usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağı anlaşıldığından, sanık müdafisinin temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2009 tarihli ve 2009/2068 Esas sayılı iddianamesi ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan da kamu davası açıldığı halde, bu suça ilişkin olarak herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanık hakkında 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından dava açıldığı, sahte fatura kullanma ve sahte fatura düzenleme suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, her takvim yılındaki düzenleme ve kullanma fiillerinin de ayrı suçları oluşturduğu ve aynı yılda birden fazla fatura düzenlenmesi veya kullanılması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, hangi suçtan ve hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin tek hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; Sanığa yüklenen 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 23.02.2022 tarihinde tarihinde oy birliği ile karar verildi.