SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... vasisi Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Katılan ... vekilinin temyizinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçundan verilen beraat kararları aleyhine; sanıklar ... ve ... müdafiinin ve sanık ... vasisinin ise sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteminde bulundukları anlaşılmakla yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinin hükmünün uygulanması ve özellikle derhâl kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir. Birinci görüşe göre; CMK'nın...
6. Ceza Dairesi 2021/6313 E. , 2022/2494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... vasisi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Katılan ... vekilinin temyizinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçundan verilen beraat kararları aleyhine; sanıklar ... ve ... müdafiinin ve sanık ... vasisinin ise sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteminde bulundukları anlaşılmakla yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinin hükmünün uygulanması ve özellikle derhâl kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir. Birinci görüşe göre; CMK'nın 223/9. maddesinde yer alan derhâl kavramını, delil takdirine girmeden beraat kararı verilebilecek, işin esasına girmeden fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ya da kanun değişikliği ile fiilin sonradan suç olmaktan çıkartılması hâlleriyle sınırlı kabul etmek ve maddeyi de bu kabul ışığında uygulamak gerektiğinden; örneğin sanığın ölümü nedeniyle dosyanın esasına girmeden, kararı bozmak ve davayı düşürmek gerekir. Doktrin tarafından büyük ölçüde benimsenen diğer görüşe göre ise; yargılamanın geldiği aşama itibariyle ilâve bir araştırma yapılmasına ya da delil toplanmasına gerek kalmadan, verilmiş olan beraat kararı usul ve yasaya uygun bir karar olarak değerlendiriliyorsa, işbu karar dairesince onanmalıdır. Eğer dairece yapılan değerlendirmeye göre; beraat kararı hukuka ve yasaya uygun olarak kabul edilemiyorsa, diğer bir anlatımla örneğin, sanığın mahkûmiyetine karar vermek gerekiyorsa ya da eksik soruşturma söz konusuysa, o takdirde kararın sanığın ölümü nedeniyle bozulması ve ilk derece mahkemesince davanın düşürülmesi gerekir. Aşağıda açıklayacağımız gerekçeler ışığında birinci görüşün; kanunun lafzına da, ruhuna da uygun olmadığını düşünmekteyiz. Bilindiği üzere, 5271 sayılı CMKnın yazılı bir gerekçesi yoktur. Derhâl kelimesi çabucak (bkz. tdk.gov.tr internet sayfası) anlamına gelmekte olup, madde metninde; davanın esasına girmeden, delil takdiri gerektirmeyen durumlar ya da fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ve benzeri sınırlayıcı kavramlar mevcut değildir. Bu nedenle, belirtilen hususları CMKnın 223/9. maddesinin uygulama koşulları olarak kabul etmek mümkün değildir. Değil mahkeme ve hâkim, gerektiğinde Cumhuriyet Savcısı ve kolluk amiri (Örneğin; CMK'nın 119. maddesi hükmü uyarınca aramada ...), kolluk ve hatta üçüncü kişiler (CMK'nın 90. maddesi hükmü uyarınca, suçüstü halinde herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir.) bile, delil takdiri yapabilirken, işi bu olan hâkimin, delil takdirine giremeyeceği görüşü kabul ...