Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın işlemiş olduğu "tehdit" ve "kasten yaralama" suçlarının "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunun unsuru olarak kabul edilmesi gerekeceği ve ayrı ayrı kamu davası açılmış olsa da eylemin bölünemeyeceği nazara alındığında; sanık hakkında "kasten yaralama" suçundan ayrıca hüküm kurulup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek suretiyle CMK.nın 225/1. maddesine aykırı hareket edilmiş ise de, hükmün açıklanması sırasında bu husus gözetilerek ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilebileceği düşünülmüştür. Dosya kapsamına göre; sanık ile müştekinin resmi nikahlı evli oldukları, sanığın sürekli kahvehanede geç saatlere kadar oyun oynaması ve evini ihmal etmesi nedeniyle müştekinin olay günü sanığın bulunduğu kahvehaneye gittiği, neden...
8. Ceza Dairesi 2021/15398 E. , 2022/3520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın işlemiş olduğu "tehdit" ve "kasten yaralama" suçlarının "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunun unsuru olarak kabul edilmesi gerekeceği ve ayrı ayrı kamu davası açılmış olsa da eylemin bölünemeyeceği nazara alındığında; sanık hakkında "kasten yaralama" suçundan ayrıca hüküm kurulup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek suretiyle CMK.nın 225/1. maddesine aykırı hareket edilmiş ise de, hükmün açıklanması sırasında bu husus gözetilerek ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilebileceği düşünülmüştür. Dosya kapsamına göre; sanık ile müştekinin resmi nikahlı evli oldukları, sanığın sürekli kahvehanede geç saatlere kadar oyun oynaması ve evini ihmal etmesi nedeniyle müştekinin olay günü sanığın bulunduğu kahvehaneye gittiği, neden evle ilgilenmediğini sorarak yüksek sesle serzenişte bulunduğu ve tartışmaya başladıkları, sanığın müştekiyi kahvehaneden uzaklaştırmak için araca binmesini istediği, müşteki binmek istemeyince zorla araca bindirdiği ve hareket halindeki araçta tartışmaya devam ettikleri, sanığın aracı ikametgahları yerine başka bir istikamete sürmesi üzerine müştekinin ailesine haber vermek için telefonla aramaya çalıştığı sırada sanığın müştekinin elindeki telefonu almaya çabaladığı, başaramayınca aracı durdurduğu, bu durumu fırsat bilen müştekinin araçtan inip kaçmaya başlaması üzerine arkasından koşarak yakaladığı, telefonu elinden alarak zorla yeniden araca bindirdiği ve tehdit içeren söylemlerde bulunduğu, müştekinin bu sırada yardım çığlıkları atması üzerine olayın ihbar edildiği ve korucuların aracın önüne geçerek müdahalesi sonucu müştekinin kurtarıldığı olayda sanığın eyleminin, kül halinde cebir kullanmak suretiyle eşe karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, tehdit ve yaralamanın TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen suçun unsurları olduğu, ayrı suçlar olarak değerlendirilmeyeceği cihetle; 1-"Tehdit" suçu yönünden Cumhuriyet Savcısı tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi'nce sadece "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan verilen beraat hükmünün kaldırılmasına karar verildiği, "tehdit" suçu yönünden CMK.nın 280/2. maddesi uyarınca bir karar verilmeyerek, aynı zamanda eylemin bölünmesine neden olacak şekilde eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-"Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan verilen beraat hükmünün kaldırılmasına karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, 3-Suç tarihinde sanığa yüklenen eylemin, aile arasında çıkan bir kavga neticesi meydana geldiği, eşinin kahvehaneye gitmesini istemeyen müştekinin kahvehaneye giderek sanığa, ailesine bakmadığı yönünde ve bela okuyan söylemleri üzerine etrafta bulu...