Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mahkemece sanık hakkında, TCK'nın 50/1-a. maddesinde yer alan ölçütlerden olan suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınmak suretiyle takdir edilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde ve sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde ölçülü şekilde alt sınırdan uzaklaştığı anlaşılmakla, mahkemece hükmedilen ceza tayininde orantısızlık görülmediğinden tebliğnamede bu hususlarda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere,...
12. Ceza Dairesi 2020/3860 E. , 2022/1493 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mahkemece sanık hakkında, TCK'nın 50/1-a. maddesinde yer alan ölçütlerden olan suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınmak suretiyle takdir edilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde ve sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde ölçülü şekilde alt sınırdan uzaklaştığı anlaşılmakla, mahkemece hükmedilen ceza tayininde orantısızlık görülmediğinden tebliğnamede bu hususlarda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekilinin TCK'nın 50. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafinin ise ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olay günü sanığın üç katlı betonarme villanın çatı döşeme işi için ev sahibi ile yaptığı sözleşme gereği döşeme işi sürdürülmekteyken, sanığın işçisi Selçuk'un villanın 2. katının çatısından 8 metre aşağıya düşmesiyle, sanığın kişisel koruyucu donanım temin etmeyerek, işçisinin eğitim almasını sağlamayarak, yüksekte çalışma için gerekli tedbirleri almayarak, asli kusuruyla, bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda; 1- Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi, sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilirken TCK'nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi ve sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 223/6. maddesine aykırı davranılması, 2- Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı yerine infazı kısıtlar biçimde 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde yazılı biçimde ihtarat yapılması, Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 3. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki ö...