Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; davalı kiracı aleyhine açtıkları kira bedelinin tespiti davasında Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/614 E. 2011/2060 K. sayılı kararıyla 31/03/2010 31/03/2011 dönemi kira bedelinin bürüt 82.800 TL olarak tespitine karar verildiğini, 31/03/2013 - 31/03/2014 dönemi kira bedellerinin TÜFE oranında artış yapılarak davalıdan talep edildiğini, davalının yaptığı ödemeler düşüldüğünde toplam 61.595 TL borcu kaldığını, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini...
3. Hukuk Dairesi 2022/642 E. , 2022/1730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; davalı kiracı aleyhine açtıkları kira bedelinin tespiti davasında Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/614 E. 2011/2060 K. sayılı kararıyla 31/03/2010 31/03/2011 dönemi kira bedelinin bürüt 82.800 TL olarak tespitine karar verildiğini, 31/03/2013 - 31/03/2014 dönemi kira bedellerinin TÜFE oranında artış yapılarak davalıdan talep edildiğini, davalının yaptığı ödemeler düşüldüğünde toplam 61.595 TL borcu kaldığını, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptalini, takibin devamını, lehlerine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir. Davalı; davacı kiraya verenlerin yeni yıla dair bir tespit kararı bulunmamasına rağmen, keyfi artışlarla kira alacağına ilişkin olarak icra takibi başlattıklarını, 2012-2013 yılı kira dönemine dair herhangi bir tespit kararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacıların temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 28/09/2016 tarihli ve 2015/10188 E. 2016/5463 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki daha önce görülen davalarda verilen kararlarda davalının dava konusu taşınmazda kiracı olduğunun kabul edildiği, bu kararlardaki tespitin bağlayıcı olduğu ve bu durumda mahkemece kesinleşmiş mahkeme kararları dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, 59.568,67 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında uygulanacak icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline yönelik verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 10/02/2020 tarihli ve 2019/2800 E. 2020/1061 K. sayılı kararla; (1) numaralı bentte davalının sair temyiz itirazları reddedildikten sonra "(2) numaralı bentte; Somut uyuşmazlık, davalının icra takibine konu edilen 2012-2013 kira dönemi bakımından ödenmeyen kira borcunun ne kadar olduğu hususundadır. Davacılar tarafından davalı aleyhine 2012-2013 kira dönemine ait ödenmeyen net 61.595 TL kira bedelinin tahsili amacıyla 10.04.2013 tarihinde Malatya 1. İcra Müdürlüğünün 2013/1729 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı tarafça takibe itiraz edilmiştir. Dava konusu kiralananın 31/3/2010-31/3/2011 dönemi kira bedeli Malatya 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/614 Esas, 2011/2060 Karar sayılı kararı ile net 69.00...