Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalıdan 29.06.2006 tarihli sözleşmeyle konut aldığını, ilan ve broşürlerde yapılacak işlerin birinci sınıf kalitede olacağının vaat edildiğini fakat sitenin ortak alanlarının ve dairelerin iç kısımlarının vaat edilen standartlara uygun olmadığını, dairedeki eksikliklere ilişkin ihtirazı kayıt koyduğunu, bu eksikliklerin halen giderilmediğini ve satın aldığı konutun lüks konut statüsünde olmasına rağmen vaat edilen standartlara aykırı olarak eksik ve ayıplı bir şekilde yapıldığını ileri sürerek eksik ve kusurlu işler ile standartlara aykırı yapımın...
3. Hukuk Dairesi 2022/709 E. , 2022/1696 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalıdan 29.06.2006 tarihli sözleşmeyle konut aldığını, ilan ve broşürlerde yapılacak işlerin birinci sınıf kalitede olacağının vaat edildiğini fakat sitenin ortak alanlarının ve dairelerin iç kısımlarının vaat edilen standartlara uygun olmadığını, dairedeki eksikliklere ilişkin ihtirazı kayıt koyduğunu, bu eksikliklerin halen giderilmediğini ve satın aldığı konutun lüks konut statüsünde olmasına rağmen vaat edilen standartlara aykırı olarak eksik ve ayıplı bir şekilde yapıldığını ileri sürerek eksik ve kusurlu işler ile standartlara aykırı yapımın taşınmazdan beklenen menfaatin sağlanmasını engellemesi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL (ıslahla 8.000,00 TL)' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2013 tarih ve 2012/27863 Esas 2013/5925 Karar numaralı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş olup; Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2018 tarih ve 2015/23076 Esas 2018/6318 Karar numaralı ilamı ile karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, bu kez taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ilk karar, Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2013 tarihli ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında 26.09.2014 havale tarihli ıslah dilekçesiyle davacı talebini arttırmış, mahkemece ıslah edilen talep esas alınarak, davanın toplam 8.031,62 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. 04.02.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak 1.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Taraflar ihmal, unutma, yetersiz bilgi ve benzeri sebeplerle eksik ya da hatalı şekilde iddia ve savunmada bulunmuş olabilirler. Yine, yargılama sırasında meydana gelen gelişmeler neticesinde taraflar yargılamanın başında sundukları iddia ve savunmalarında değişiklik yapma ihtiyacı duyabilirler. Teksif ilkesinin sert bir biçimde uygulanması ve belli bir zaman kesitinden sonra taraflara iddia ve savunmada değişiklik yapma imkânının tanınmaması halinde, şekilcilik esası engeller hale gelir ve ...