Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/4445 · K. 2016/10002
YargıtayYargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2016/4445 K. 2016/10002

E. 2016/4445K. 2016/1000216 Haziran 2016
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, muvazaalı boşanma gerekçesiyle yetim aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ve davacıdan yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında boşanma kararı verilen davacıya, vefat eden sigortalı babası üzerinden, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan yetim aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle, davalı kurumca gerçekleştirilen işlemle kesilerek, yersiz ödendiği ileri sürülen...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2016/4445 E. , 2016/10002 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, muvazaalı boşanma gerekçesiyle yetim aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ve davacıdan yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında boşanma kararı verilen davacıya, vefat eden sigortalı babası üzerinden, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan yetim aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle, davalı kurumca gerçekleştirilen işlemle kesilerek, yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuku işlemi tesis edildiği anlaşılmaktadır. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayıl... Kanununun Gelir ve aylık bağlanmayacak haller başlığını taşıyan 56'ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır. düzenlemesine yer verilmiştir. 5510 sayılı Kanun, önceki sosyal güvenlik yasalarını birleştiren temel yasa niteliğinde olduğundan, gerek değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan, gerekse geçici ve geçiş hükümlerinin yer aldığı maddelerle birlikte ele alınıp değerlendirmeye tabi tutulduğunda ise; Kanunun Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri başlığını taşıyan geçici 1'inci ve 5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı geçici 4'üncü maddeleriyle, kanun koyucu tarafından, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde yukarıda belirtilen beş adet sosyal güvenlik kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanan aylığın, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, yine anılan kanun hükümlerinin esas alınması gerektiği benimsenmiştir. Ancak söz konusu kanunlarda, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusu, aylığın bağlanması engeli veya kesilmesi nedeni olarak öngörülmemiştir. Dolayısıyla davanın yasal dayanağını oluşturan 56ıncı maddesindeki uygulama ilk kez 5510 sayılı Kanun ile getirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri başlıklı 101.'nci madde hükmüne göre ise, 5510 sayılı Kanunda aksine bir düzenleme bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği öngörülmüştür. Somut davada, 5510 sayılı Kanunun 56. maddesine dayalı olarak açıldığı anlaşılan davanın görevl...