"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin davada Bakırköy 6. Sulh Hukuk ile Bakırköy 3. Sulh Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tarafların miras yoluyla intikal eden ve iştirak halinde malik olduğu taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesince uyuşmazlığın tarafların miras bırakanına ait taşınmazla ilgili olduğu ve Ahkam-ı Şahsiye Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ise davalılar tarafından cevap süresi içinde iş bölümü itirazında bulunulmadığı buna rağmen re'sen verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. İki...
20. Hukuk Dairesi 2016/4267 E. , 2016/5823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin davada Bakırköy 6. Sulh Hukuk ile Bakırköy 3. Sulh Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tarafların miras yoluyla intikal eden ve iştirak halinde malik olduğu taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesince uyuşmazlığın tarafların miras bırakanına ait taşınmazla ilgili olduğu ve Ahkam-ı Şahsiye Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ise davalılar tarafından cevap süresi içinde iş bölümü itirazında bulunulmadığı buna rağmen re'sen verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. İki mahkemenin de görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması ile kesin yetki hâllerinde, iki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacak hâller arasında sayılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca da, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir." Buna göre, burada, usûle ilişkin nihaî kararlardan olan ve yazılması, kapsamı ve kanun yolları bakımından, hükümler gibi işlem görecek olan (HMK m. 294/6) ve HMK'nın 21 ve 22. maddelerinde yargı yeri belirlenmesi bakımından mevcudiyeti şart koşulan nitelikte "yetkisizik-görevsizlik kararı" bulunmadığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) için öngörülen koşullar gerçekleşmemiştir. Öte yandan, bir yerde aynı mahkemeden birden fazla bulunuyorsa, bunlar arasındaki ilişki genel anlamda iş dağılımı ilişkisidir. Tâbir-i diğerle, bir yerde bulunan aynı ad ve nitelikteki asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemelerinin (birbirleri, yani asliye hukuk mahkemeleri ile sulh hukuk mahkemeleri arasındaki değil), kendi aralarındaki ilişki, iş dağılımı ilişkisidir. Dar ve teknik anlamdaki işbölümü ise aynı yerde asliye hukuk mahkemesi yanında asliye ticaret mahkemesi bulunması durumunda ortaya çıkmaktaydı. Gerçekten, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi (ve diğer hukuk mahkemeleri) arasındaki ilişki, hem 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda (m.5) hem de 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kanunlaşan ilk hâlinde (m.5/3-4), iş bölümü ilişkisi olarak kabul edilmişti. Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, asliye ticare...