Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/4214 · K. 2016/20013
YargıtayYargıtay 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E. 2016/4214 K. 2016/20013

E. 2016/4214K. 2016/200135 Aralık 2016
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine,ancak; 1) Sanık savunması ve dosya kapsamına göre sanık ile mağdur arasında yolcu alma meselesinnden çıkan tartışmada ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu vesanığın da mağdurun eylemi ile yaralandığının anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinden şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının kesin nitelikte olup halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesine göre kesin olan...

Karar Metni

3. Ceza Dairesi 2016/4214 E. , 2016/20013 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine,ancak; 1) Sanık savunması ve dosya kapsamına göre sanık ile mağdur arasında yolcu alma meselesinnden çıkan tartışmada ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu vesanığın da mağdurun eylemi ile yaralandığının anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinden şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının kesin nitelikte olup halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesine göre kesin olan mahkumiyetinin tekerüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, 3) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası olmadığı halde mükerrir olduğu kabul edilerek, sanık hakkında TCK'nin 58/3. maddesi gereğince TCK'nin 86/2. maddesinde belirtilen seçenekli cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi, 4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUKun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.