Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2016/4188 · K. 2016/4969
YargıtayYargıtay 14. Ceza Dairesi

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E. 2016/4188 K. 2016/4969

E. 2016/4188K. 2016/496923 Mayıs 2016
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, 6284 sayılı Kanunda yer alan düzenlemeler gözetilerek bakanlığın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu, bakanlık il müdürlüğü vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede açıkca katılma iradesinin ortaya konulduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere bakanlığın katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK'nın...

Karar Metni

14. Ceza Dairesi 2016/4188 E. , 2016/4969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, 6284 sayılı Kanunda yer alan düzenlemeler gözetilerek bakanlığın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu, bakanlık il müdürlüğü vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede açıkca katılma iradesinin ortaya konulduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere bakanlığın katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğünün davaya katılmasına, vekilin katılan bakanlık il müdürlüğü vekili olarak kabul edilmesine ve sanık müdafiin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarı da nazara alınıp 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Anayasanın hak arama hürriyeti kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) adil yargılanma hakkı kenar başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, bir suç ile itham edilen herkesin kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafiin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek hakkının bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)nın müdafiin görevlendirilmesi kenar başlıklı 150. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığın istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirileceği düzenlenmiştir, Dosya kapsamına göre, sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK'nın 103. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemede hapis cezasının alt sınırının beş yıl üzerinde olması nedeniyle müdafiye duruşma günü tefhim edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi karşısında, CMK'nın 151/1. maddesi uyarınca derhal başka bir müdafiin görevlendirilmesi için gerekli işlem yapılarak duruşmanın bu müdafii huzurunda yapılması gerekirken, müdafii bulundurulmaksızın yokluğunda duruşma yapılıp karar verilerek aynı Kanunun 150/3 ve 151/1. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kanuna aykırı, ...