"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen nafakalar, hükmedilen ve reddedilen tazminatlar ile velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince davalı-davacı erkeğin Tedavisinin hemen bitiminde kadını annesinin evine bıraktığı, düzenli gelir getirici işte çalışmadığı, bu nedenle kendi ailesine ekonomik açıdan bağımlı olduğu, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı, davacı-davalı kadının ise erkeğin...
2. Hukuk Dairesi 2022/307 E. , 2022/2123 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen nafakalar, hükmedilen ve reddedilen tazminatlar ile velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince davalı-davacı erkeğin Tedavisinin hemen bitiminde kadını annesinin evine bıraktığı, düzenli gelir getirici işte çalışmadığı, bu nedenle kendi ailesine ekonomik açıdan bağımlı olduğu, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı, davacı-davalı kadının ise erkeğin tedavisi boyunca telefonla çok fazla görüşme yaptığı bu nedenle güvensarsıcı davranışta bulunduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı erkeğin ağır, davacı-davalı kadının ise az kusurlu olduğu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile boşanmaya ve ferilere karar verilmiştir. Taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince, davacı-davalı kadının kusur tespitine, tazminatların ve nafakaların miktarına yönelik istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin gerekçesinin bu yönden düzeltilerek yeniden hüküm tesisine karar verilmiş ve davacı-davalı kadına yüklenen kusur kaldırılmıştır. Kusurun kaldırılma gerekçesinde, erkeğin hastanede tedavi gördüğü süreçte geçmiş olsun telefonlarına kadın tarafından cevap verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu ve aksinin ispatlanamadığı belirtilmiştir. Davalı -davacı erkek, dilekçelerinde kadının kullandığı telefon iletisim kayıtlarına delil olarak dayanmış olup, ilk derece mahkemesince, erkek tarafından bildirilen telefon numaralarının davacı- davalı kadın adına kayıtlı olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ise de; ilgili operatörlere yazılan müzekkere cevabında, davacı davalı kadının kullandığı telefon numaralarının kadının annesinin adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, kadının annesi tanık olarak verdiği beyanında kızı tarafından kullanılan iki hattın kendi adına kayıtlı olduğunu kabul etmiştir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince davalı-davacı erkek tarafından belirtilen telefon numaralarının, davacı-davalı kadın adına kayıtlı olmadığı gerekçesi ile iletisim kayıtlarının getirtilmesi talebinin reddi doğru görülmemiştir. Kayıtların ilgili yerlerden getirtilip gerekirse üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2- İlk derece mahkemesince ortak çocukların velâyeti anneye verilmiş, bölge adliye mahkemesince davalı-davacı babanın velayete yönelik istinaf taleb...