Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (kayyım) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, 3561 Sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması kararının kaldırılması isteğine ilişkindir. Mahkemece bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.01.2018 tarihli ilamı ile, sadece dosyada bulunan vasiyetname ile yetinilmeden, detaylı bir şekilde araştırma yapılarak vasiyetnamedeki isim, nüfus kaydındaki isim ve baba ismi ile tapu kaydındaki isim ve baba ismi bilgileri farklı olduğundan mahkemece bu farklılıklar gidermek ve tapuda isim düzeltim davası veya eldeki davanın davacısı vasiyetname ile mirasçı atayan kişinin ile tapu maliki ile aynı kişi olup olmadığının...
2. Hukuk Dairesi 2021/10885 E. , 2022/2085 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kayyımın kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (kayyım) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, 3561 Sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması kararının kaldırılması isteğine ilişkindir. Mahkemece bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.01.2018 tarihli ilamı ile, sadece dosyada bulunan vasiyetname ile yetinilmeden, detaylı bir şekilde araştırma yapılarak vasiyetnamedeki isim, nüfus kaydındaki isim ve baba ismi ile tapu kaydındaki isim ve baba ismi bilgileri farklı olduğundan mahkemece bu farklılıklar gidermek ve tapuda isim düzeltim davası veya eldeki davanın davacısı vasiyetname ile mirasçı atayan kişinin ile tapu maliki ile aynı kişi olup olmadığının tespiti için süre ve imkan verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirterek eksik araştırma nedeniyle bozma kararı verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen ikinci kararda ise, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmiştir. Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye usuli müktesep hak veya usule ilişkin kazanılmış hak denir. Usuli müktesep hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlıdır. Ne var ki; mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında vasiyetnamedeki isim, nüfus kaydındaki isim ve baba ismi ile tapu kaydındaki isim ve baba ismi bilgileri farklı olduğu, bu farklılığın giderilmesi gerektiği belirtilerek bozulduğu halde, mahkemece, bu farklılığın giderilmesine ilişkin bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın tapu maliki, nüfus kaydındaki kişi ve vasiyet düzenleyen k...