Sanığın eroin bulundurmak ve nakletmek suçundan, 765 sayılı Yasanın 403/5,403/6 ve 59. maddeleri uyarınca teşdiden 10 yıl hapis ve 773 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 31. ve 33. maddelerinin uygulanmasına, mahsuba, tutukluluğun devamına, müsadereye ve yargılama giderine ilişkin Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen, 20.09.2005 gün ve 317-235 sayılı karar, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 26.04.2006 gün ve 2781-6137 sayı ile; ".....Dosya incelendi gereği görüşüldü: Sürücü belgesi bulunan sanığın, suç tarihinde geçerli bir sürücü belgesi olup olmadığı araştırılarak, varsa 2918 sayılı Kanunun 119/1. maddesinin uygulanması gerekeceğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun...
Ceza Genel Kurulu 2007/10-21 E., 2007/75 K.
Ceza Genel Kurulu 2007/10-21 E., 2007/75 K.
"İçtihat Metni"
Sanığın eroin bulundurmak ve nakletmek suçundan, 765 sayılı Yasanın 403/5,403/6 ve 59. maddeleri uyarınca teşdiden 10 yıl hapis ve 773 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 31. ve 33. maddelerinin uygulanmasına, mahsuba, tutukluluğun devamına, müsadereye ve yargılama giderine ilişkin Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen, 20.09.2005 gün ve 317-235 sayılı karar, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 26.04.2006 gün ve 2781-6137 sayı ile;
".....Dosya incelendi gereği görüşüldü:
Sürücü belgesi bulunan sanığın, suç tarihinde geçerli bir sürücü belgesi olup olmadığı araştırılarak, varsa 2918 sayılı Kanunun 119/1. maddesinin uygulanması gerekeceğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın eylemine konu uyuşturucu maddenin eroin olması nedeniyle hükmedilen temel cezanın 765 sayılı Yasanın 403/6. maddesi gereğince bir kat artırılacağı, 5237 sayılı Yasanın 188/4. maddesinde ise bu artırımın yarı oranında yapılacağı öngörüldüğünden; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine sonuç doğuracağı gözetilmeden 765 sayılı Yasa hükümleri lehe kabul edilerek uygulama yapılması...." isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesince 05.07.2006 gün ve 222-282 sayı ile;
"...Mahkememiz ile Yargıtay 10. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık hangi yasanın lehe olduğunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Öncelikle hangi yasanın lehe hükümler içerdiğinin tartışılması gerekmektedir. 5237 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra lehe yasanın ne şekilde belirleneceğine ilişkin Yargıtay tarafından ortaya konulmuş net bir içtihat bulunmamaktadır. Lehe yasanın belirlenmesi sorunu doktrinde de tartışılmış olup, Sulhi D........'in cezanın üst sınırı fazla olan yasanın aleyhe olduğunu belirttiği görülmektedir. Ancak, cezanın alt sınırdan verilmesi halinde bu görüşün doğru olmadığı anlaşılacaktır. 5237 sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra 765 sayılı Yasa ile karşılaştırma yapılırken Yargıtay 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe yasanın belirlenmesi sırasında her iki yasanın bütün hükümlerinin olaya uygulanarak çıkacak sonuca göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Olayımıza baktığımızda sanığın ticari amaçla eroin maddesini naklettiği, 765 sayılı Yasa açısından eylemin 403/5-6, 5237 sayılı Yasa açısından 188/3 ve 4 maddeleri kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Burada sanığın lehine ve aleyhine yasa değerlendirmesi yapılırken öncelikle hapis cezasına bakıldıktan sonra hapis cezalarına göre lehe ve aleyhe yasa belirlenemiyorsa para cezası ve hak mahrumiyetleri yönünden lehe yasanın belirlenmesi gerekmekt...