Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının süresinde ödemediği kira bedellerinin tahsili için ihtarname gönderdiklerini, buna rağmen davalının ihtara konu muaccel olmuş kira bedellerini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, kiralananın tahliyesini ve 13.750 YTL kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davalının on yıldır kiracı olup muacceiiyet şartının ilk sözleşmeye konulmadığını, daha sonradan yapılan sözleşmeye konulduğu için bu şartın geçerli olmadığını, kira bedellerinin davacıya elden Ödendiğini, temerrüt...
6. Hukuk Dairesi 2007/5140 E., 2007/6362 K.
6. Hukuk Dairesi 2007/5140 E., 2007/6362 K.
KİRA SÖZLEŞMESİNDE DEĞİŞİKLİK
TEMERRÜT İDDİASININ İSPATI
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 260 ]
6570 S. GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUN [ Madde 9 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının süresinde ödemediği kira bedellerinin tahsili için ihtarname gönderdiklerini, buna rağmen davalının ihtara konu muaccel olmuş kira bedellerini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, kiralananın tahliyesini ve 13.750 YTL kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davalının on yıldır kiracı olup muacceiiyet şartının ilk sözleşmeye konulmadığını, daha sonradan yapılan sözleşmeye konulduğu için bu şartın geçerli olmadığını, kira bedellerinin davacıya elden Ödendiğini, temerrüt ihtarına konu Mart 2006 ayı kira bedelini de ihtardan önce davacıya elden ödemek istediklerini ancak davacının kira bedelini almadığını, yasal süresi içerisinde Mart 2006 ayı kirasını ödediklerini böylece muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için, istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse, bu husus da gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa, bu şekilde yapılan ödeme de geçerlidir.
Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan, 01.01.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede, aylık kira bedelinin 1.750 YTL olduğu ve her ay peşin ödeneceği, özel şartlar bölümünün üçüncü maddesinde, aylık kiralardan birisinin zamanda ödenmemesi halinde diğer aylar kira bedellerinin de istenebileceği, altıncı maddesinde ise, ikinci yıl kira bedelinin % 25 oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin bu hükümleri geçerli olup, tarafları bağlar. Taraflar arasında düzenlenen ilk kira sözleşmesinde bulunmayan muacceliyet koşulu, daha sonra yenilenen sözleşmeye konulması geçerli olup, 6570 sayılı Yasa'nın 9. maddesi hükmüne göre kiracı ...