E. 2021/8259 K. 2022/2003
Kısa Önizleme
ÖnizlemeTaraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana gelen deprem sırasında dava konusu taşınmazının ağır hasarlı hale geldiğini ve yıkıldığını, davalı müteahhidin ise dava konusu taşınmazın bulunduğu binayı standartlara ve deprem yönetmeliğine uygun inşa etmemekle kusurlu davrandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen deprem sırasında maliki olduğu taşınmazın ağır hasar...
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2021/8259 E. , 2022/2003 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : VAN 4. ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana gelen deprem sırasında dava konusu taşınmazının ağır hasarlı hale geldiğini ve yıkıldığını, davalı müteahhidin ise dava konusu taşınmazın bulunduğu binayı standartlara ve deprem yönetmeliğine uygun inşa etmemekle kusurlu davrandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen deprem sırasında maliki olduğu taşınmazın ağır hasar alması ve yıkılması sonucunda oluşan zarar için şimdilik 8.000 TL maddi tazminatın 09/11/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ayıptan haberinin olmadığına ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığını, zira hasar tespitlerinin ilan edildiğini ve bu ilan sonrası hak sahipliği müracaatlarının yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmaz hakkında başka maliklerce davalıya karşı açılan Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/636 Esas sayılı kararında ağır kusur tespitinde bulunulmayıp gizli ayıp değerlendirmesi yapılması karşısında en geç depremin etkileri geçtikten sonra makul bir sürede ihbarda bulunulmadığından 4077 sayılı Kanun kapsamında davanın haksız haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; tüketicinin gizli ayıbı (yani zararı ve kaynağını) öğrendiği tarihten itibaren tabi olduğu sürelerin başlayacağı Van İlinde davacıya ait bağımsız bölümde hasara neden olan depremin 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana geldiği sabit olduğuna göre davacının gizli ayıbı öğrendiği tarihin en geç 09/11/2011 olacağı bu durumda makul süre içerisinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 4. maddesinde; malın ayıplı olması halinde taraflara ait hak ve yükümlülüklerin nelerden ibaret olduğu düzenlenmiş, ayıbın gizli ya da açık olması halleri için ayrı ihbar süreleri getirilmiş, ha...