Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 09.07.2002-22.07.2004 tarihleri arasında aralıksız olarak tır şoförü olarak çalıştığını, asgari ücret+sefer primi sitemi ile çalıştığını, ayda ortalama iki sefer gerçekleştirdiğini, sefer başına 400-500 Euro harcırah verildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış bir hizmet sözleşmesi olmadığını, bu sebeple davanın husumetten reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazları olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep yokken feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında...
22. Hukuk Dairesi 2013/13472 E. , 2014/15884 K.
İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI
TARAF DEĞİŞİKLİĞİ
HUSUMET
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 124
"İçtihat Metni"
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 09.07.2002-22.07.2004 tarihleri arasında aralıksız olarak tır şoförü olarak çalıştığını, asgari ücret+sefer primi sitemi ile çalıştığını, ayda ortalama iki sefer gerçekleştirdiğini, sefer başına 400-500 Euro harcırah verildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış bir hizmet sözleşmesi olmadığını, bu sebeple davanın husumetten reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazları olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep yokken feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında öncelikle çözülmesi gereken uyuşmazlık davacı tarafından husumetin doğru davalıya yöneltilip yöneltilmediğidir. Bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu usul hukuku değil, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk meselesidir. Bir davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme dava konusu hakkın esasına girip karar veremez. Davayı sıfat yokluğundan reddetmesi gerekir. Davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine davalı sıfatı ise sübjektif hak kendisinden istenebilecek kişiye aittir. Kuşkusuz bu hak sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz iktisaptan veya kanundan doğabilir. Bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın gerçek borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın gerçek borçlusundan başka bir kişiye karşı açılırsa, dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil, davalının davalı sıfatına sahip olmadığından dolayı reddedilir.( Hukuk Muhakemeleri Usulü, Prof. Dr. Baki Kuru, I. Cilt, s. 1159) Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak taraf sıfatı itiraz niteliğinde olduğundan hakim diğer itirazlar gibi dosyadan anlaşılabildiği sürece resen dikkate alır.( Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, I. Cilt, s. 1195; Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez - Prof.Dr.Oğuz Atalay - Prof.Dr.Muhammet Özekes Medeni Usul Hukuku Temel Bilgiler , s. 214) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124. maddesi ile bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilebileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiştir. Hasımda yanılma halinde ...