Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece uyulan bozma ilamında Hâl böyle olunca, Mahkemece, davacının vergi kaydının bulunduğu belirtiği 24.9.1996 - 4.10.2000 dönemi yönünden kendi nam ve hesabına çalışmasına ilişkin işyeri kayıtları araştırılarak, 1479 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlenen, sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz kamusal yapısı gereği yöntemince ve resen araştırma yapılarak, varılacak sonuç uyarınca, açıklanan yasal...
10. Hukuk Dairesi 2021/3950 E. , 2022/3439 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece uyulan bozma ilamında Hâl böyle olunca, Mahkemece, davacının vergi kaydının bulunduğu belirtiği 24.9.1996 - 4.10.2000 dönemi yönünden kendi nam ve hesabına çalışmasına ilişkin işyeri kayıtları araştırılarak, 1479 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlenen, sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz kamusal yapısı gereği yöntemince ve resen araştırma yapılarak, varılacak sonuç uyarınca, açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılıp, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunup bulunmadığı tereddütsüz belirlenerek, zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gereken dönem, kuşku ve duraksamaya neden olmayacak şekilde tespit edilmeli, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. (24.9.1996 - 13.3.1997) (21.5.1998 - 30.10.2002) (5.9.2005 - 30.4.2006) tarihleri arası vergi, (1.6.1998 - 31.5.2013) tarihleri arası oda, (11.9.1998 - 5.9.2013) tarihleri arası sicil kaydı bulunan davacının kuruma verdiği 15.3.2001 tarihli giriş bildirgesine istinaden 4.10.2000 tarihinden itibaren tescilinin yapıldığı, ilk prim ödemesinin 6.9.2001 tarihi olduğu, davacı tarafından 24.9.1996 tarihinden itibaren bağkur sigortalı olarak kabul edilmesi talebinin reddi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde isteğin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 619 sayılı KHKnin Geçici 1. maddesine göre Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. Ancak, 1479 sayılı Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olmak kaydıyla, 20.4.1982 tarihinden bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalıların, vergiye kayıtlı bulundukları süreler, bu süreye ilişkin primleri, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağı prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. denilmekte olup, 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 günlü kararı uyarınca 619 sayılı KHK. tüm hükümleriyle iptal edilmiştir. 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 s...