Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, mağdura yönelik söylediği kabul edilen şarta bağlı sözlerinin, ileride gerçekleşmesi muhtemel bir kötülük içermemesi nedeniyle, tehdit suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, beraat yerine kanuni olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Kabule göre de; a-Uzlaştırmanın yargı işlemi niteliğinde olduğu nazara alındığında CMK'nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, sözü edilen açıklamalı tebligat, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine...
4. Ceza Dairesi 2020/3156 E. , 2022/7546 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, mağdura yönelik söylediği kabul edilen şarta bağlı sözlerinin, ileride gerçekleşmesi muhtemel bir kötülük içermemesi nedeniyle, tehdit suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, beraat yerine kanuni olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Kabule göre de; a-Uzlaştırmanın yargı işlemi niteliğinde olduğu nazara alındığında CMK'nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, sözü edilen açıklamalı tebligat, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligattır. Bu kapsamda uzlaşma teklif formunun 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre, öncelikle muhatabın beyan ettiği, en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması, bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında, mağdur ... hakkında yakalama kararı olduğundan bahisle adına tebligat çıkartılmaması karşısında uzlaşma teklifinin yasaya uygun şekilde ve yöntemince yapılmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine hükmolunması, b-Uzlaşmanın sağlanamaması halinde; aa-6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle, CMKnın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat gösteren sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerek...